27 Kasım 2008 Perşembe

Şerur Türk Liseyinin şagirdi olimpiadada gümüş medal qazanıb

Naxçıvan Muxtar Respublikasında fealiyyet gösteren akademik Ehmed Mahmudov adına Şerur Türk Liseyinin şagirdi Türkmenistanın paytaxtı Aşqabatda keçirilen “İCPO 2008 Beynelxalq kompyuter layiheleri olimpiadası”nda gümüş medal qazanıb. Liseyin şagirdi Aslan Nağıxanlı ümummilli lider Heyder Eliyevin şah eseri olan Bakı-Tbilisi-Ceyhan neft boru kemeri mövzusunda hazırladığı kompyuter dizaynı 97 layihe arasında ikinci yere layiq görülüb. Qeyd edek ki, olimpiadada 37 ölkeden 167 nefer şagird iştirak edib. Türkmen-Türk Universitetinde teşkil olunan olimpiadada layiheler qiymetlendirilerken onların cemiyyete yararlığı, elmi deyeri ve hazırlanma müddeti kimi kriteriyalar esas götürülüb. Olimpiadaların qızıl medallarını Qazaxıstan, Efqanıstan, Rumıniya, Şri-Lanka ve Hindistandan olan şagirdler qazanıblar. Türkmenistanın tehsil naziri Memmedgeldi Annamanov ve müavini Müemmer Türkyılmaz terefinden qaliblere, o cümleden Anar Nağılxanlıya noutbuk ve müxtelif hediyyeler teqdim olunub.
26.11.2008
Reyhan Kaya/Şerur

24 Kasım 2008 Pazartesi

Bakü’de Gönüllerin Buluşması

Bakü’de Gönüllerin Buluşması
21 Kasım 2008 Cuma
13–15 Kasım 2008 tarihleri arasında Azerbaycan’ın başkenti Baku’de Uluslar arası Türk Halkları Uşak/Çocuk Edebiyatı Kongresi düzenlendi. Azerbaycan Kafkas Üniversitesi'nin ev sahipliğini yaptığı kongreye 200'ün üzerinde bilim adamı, yazar, şair ile 10 ülkeden 58 üniversitenin öğretim görevlileri katıldı. Türk dünyasının bir toplantısı gibiydi. Flormaniya’da Türkiye ve Azerbaycan milli marşlarının okunmasının ardından Kafkas Üniversitesi rektörü Prof. Dr. Ahmet Saniç bir konuşma yaptı. Rektör konuşmasında sadece Türk dünyasının ekonomik ilişkileri değil, kültürel ve edebiyat alanındaki ilişkilerinin de geliştirilmesi gerektiğine dikkatleri çekti. Çocuk edebiyatına hasredilen bu kongrenin bu konuda bir başlangıç olmasını temenni etti. Ayrıca, Azerbaycan Yazarlar Birliği’nden Keşem Necefzade, Türksoy’dan Fırat Furtaş, Türkiye Yazarlar Birliği’nden Rıfkı Kaymaz, Azeri Milletvekili Ganire Paşayeva birer konuşma yaptılar. Paşayeva Sovyet döneminde milli değerleri içeren edebiyat örneklerinin yasakladığını hatırlattı. Paşayeva, artık bağımsız olduklarını ve gelecek nesillerin milli ve manevi değerlerle donatılmış eserlerle yetiştirilmesi gerektiğini vurguladı.
Açılış konuşmalarından sonra oturumlara geçildi. Çocuk ve edebiyat, çocuk ve dil, çocuk ve folklor, çocuk öğretim ve eğitimi, çocuk ve milli-manevi değerler, çocuk psikolojisi, çocuk ve sesli-görüntülü neşriyat, çocuk edebiyatında çağdaş temayüller, çocuk matbuatı, çocuk ve klasik edebiyat gibi oturum başlıkları altında 200’e yakın bildiri sunuldu ve bu bildirilerin müzakeresi yapıldı. Üç gün süren bu kongre Bakü’nün tarihi ve turistik yerlerinin ziyaret edilmesinden sonra çok başarılı bir şekilde sona erdi.
Uluslar arası Türk halkları çocuk edebiyatı kongresi’nin bilimsel yanı kadar duygusal yanı da dikkat çekici olmuştur. Yaklaşık 70 sene birbirinden kopuk olarak yaşamış olan Müslüman-Türk halklarının bu buluşması birbirimizi yakinen tanıma noktasında büyük faydalar sağlamıştır. Bu kongre münasebetiyle dil, din, kültür ve medeniyet birliğini yeniden keşfetmek bu alandaki işbirliğinin gelişmesi için ortak değerler etrafında toplanmak gerektiği taraflar arasında kuvvetle ifade edilmiştir. İster bağımsızlığını elde etmiş isterse henüz etmemiş olan Türk cumhuriyetlerinden gelen kardeşlerimiz üzerinde hala Rusya’nın tesirini hissetmek bize hüzün vermektedir. Bu sebeple burada abi konumunda olan Türkiye’ye, üniversitelere ve iş adamlarına büyük görevler düşmektedir. Bu ülkeler arasında iyi münasebetlerimizi ve işbirliklerimizi daha yoğun ve dikkatli bir şekilde artırmak gerekmektedir. Çünkü Türk cumhuriyetlerine karşı tarihi bir sorumluluğumuz vardır.
Türk dünyası çok büyük bir nüfusa, zengin yeraltı ve yerüstü hammadde kaynaklarına sahiptir. Karşılıklı ilişkiler gelişirse, bu yalnız nesillerimizin manevi dünyalarının gelişmesine, birbirlerini tanımasına yol açmakla kalmayacak aynı zamanda halklarımız arasında Sovyet istilası döneminde oluşan olumsuz tortuların silinmesine de vesile olacaktır. Bunun sonucu olarak da bilkuvve halinde bulunan manevi anlamdaki güç birliğimiz fiiliyata geçecek ve bu halkların kendilerine olan özgüvenleri daha da artacaktır. Bu sebeple mutlaka ortak köklerimize vurgu yapılmalı ve ileriye dönük güven verici ilişkiler zemininde her alanda ortak yatırımlar içerisine girilmelidir. Özellikle bu ülkelerin çoğu yüksek miktarda enerji kaynaklarına sahiptir. Bundan dolayı Rusya ve Amerika gibi büyük güçler, Türkiye’nin aktif bir şekilde oralarda söz sahibi olmasına sıcak bakmayacaklardır. Bakmadıkları da belli olmaktadır. Onun için Türkiye aleyhine gizli ve açık sürdürülen propaganda etkisiz hale getirilmelidir. Milletimiz bağımsızlığa yeni gözlerini açan kardeşlerimizin eksik ve kusurlarını dikkate almadan her şeye sıfırdan başlamalıdır. Çünkü Türk dünyasında birkaç nesil Sovyet emperyalizminin kültür devriminden geçmiştir. Bu tesirleri hemen silip atmak kolay değildir. Bu ülkelerde demokrasi güçlendikçe dini, iktisadi ve içtimai özgürlüklerin yolu daha çok açılacaktır. Neticede Rusya’nın psikolojik etkisi gittikçe zayıflayacak ve Türk halkları kendi ayakları üzerinde durabilecek potansiyeli yakalayacaktır. İşte o zaman rahmetli Cumhurbaşkanımız Turgut Özal’ın XXI. Asır, Türk asrı olacak özlemi de hayat bulacaktır.
http://www.memleket.com.tr/author_article_detail.php?id=8674

Qafqaz Universitetinin bir başarısı daha...

Azerbaycan Vergiler Bakanlığı ile Azerbaycan Dövlet İktisat Üniversitesi’nin birğe bu yıl 21 Kasım Cuma günü üçüncüsünü düzenledikleri olimpiyadada Baku ve reğionlardan toplam 14 üniversiteden 141 yüksek lisans ve lisans öğrencisi iştirak etmişdir.
Olimpiyadada universitemizin İİBF ve Hukuk Fakultesinden toplam 16 öğrenci iştirak etmiştir.Olimpiyadada sorulan 75 sorudan 73 ünü doğru cevaplayarak üç yıllık olimpiyat tarihinde en yüksek ikinci neticesyi gösteren Uluslararası Hukuk bölümünün 5. kurs öğrencisi İsrayil İmanlı Vergiler Bakanlığının fahri diplomu ve para ödülünü kazanmıştır.
Aynı zamanda sorulan 75 sorudan 70 üzeri doğru cevaplayan öğrenciler bakanlığın işe kabul sınavlarında üstünlükler verilecekler listesine dahil edilmişdir.Bu listede yer alan en yüksek puan toplayan 18 yüksek lisans ve lisans öğrencilerinden 9 u Üniversitemiz öğrencileri, 7 si Azerbaycan Devlet İktisat Üniversitesinin, 2 si ise Azerbaycan Dövlet Neft Akademisinin öğrencileri olmuşdur .

Azerbaycan Bakü’de Uluslar arası Çocuk Edebiyatı Kongresi düzenlendi

http://www.tyb.org.tr/haber_detaylari.asp?id=328
c

17 Kasım 2008 Pazartesi

Qafqaz Universitetinde yazıcı Çingiz Abdullayev ile görüş

Qafqaz Universitetinin Medeniyyet şöbesi nezdinde fealiyyet gösteren Düşünce ve Oğuz klublarının birge teşkil etdiyi tedbirde yazıcı Çingiz Abdullayev ile 18 Noyabr 2008-ci il tarix, saat 13:00’da görüş olacaqdır

15 Kasım 2008 Cumartesi

Uşaq edebiyyatı türk xalqlarının menevi birliyine xidmet etmelidir

Uşaq edebiyyatı türk xalqlarının menevi birliyine xidmet etmelidir
Her bir xalqın menevi yükselişinde şifahi ve yazılı edebiyyatın rolu evezsizdir.
Bu baxımdan uşaq edebiyyatının ehemiyyeti daha böyükdür. Çünki körpelere deyilen her söz, söylenilen her şeir parçası, oxunan nağıl ve hekaye onların uşaq yaddaşına, demek olar ki, ebedilik yazılır. Diger terefden, uşaq edebiyyatı nümuneleri tariximizle, soykökümüzle, menevi deyerlerimizle bağlı olduqda yetişmekde olan yeni nesli veteni sevmeye, el-oba üçün xeyirli işler görmeye sesledikde daha gerekli ve yaddaqalan olur, maraqla oxunur. İnamla demek olar ki, türk xalqlarının şifahi edebiyyatı kimi, uşaq edebiyyatı da bu qayeni özünde ehtiva eden nümunelerle zengindir. Teessüf ki, zaman-zaman müxtelif siyasi amiller, elaqelerin zeifliyi türk xalqları uşaq edebiyyatının bir tam, bir toplum halında ortaya qoyulmasına imkan vermeyib.
Tarixi vezifeler unudulmamalıdır
Öten esrin sonlarında Sovetler Birliyinin dağılması ile bu coğrafiyada müsteqillik qazanmış türk xalqları yeni qardaşlıq elaqelerinin qurulması üçün misilsiz imkanlar ve tarixi şans elde etdiler. Bu gün türk dövletleri arasında herterefli inteqrasiya, xüsusile de, iqtisadi ve medeni elaqeler getdikce genişlenir. Bu istiqametde heyata keçirilen layiheler de türk xalqlarının daha sıx birleşmesine kömek edir. Demek, türk xalqlarının heyatında yeni dövr başlanmış, xalqlarımızın menevi cehetden daha da yaxınlaşması, menevi birliyimizin güclenmesi üçün real şerait yaranmışdır. Hemin real imkan ve şerait ise bizim boynumuza konkret tarixi vezifeler qoyur. Bu şansı layiqince deyerlendirmek, yeni nesiller arasında fikir, ideya ve menevi birliyin formalaşmasına yardım göstermek, bu istiqametde real işler görmek böyük vetendaşlıq borcu, tarix ve xalq qarşısında en mühüm vezifedir. Çünki ortaq fikir ve düşünce ile yaşamaq, qısaca desek, menevi birlik serhedleri görünmez edir. Menevi birlik ise illerle heyata keçirilen çoxsaylı neşrler, birge televiziya verilişleri, müsabiqeler, görüşler, elmi konfranslar, gediş-gelişler ve sair yollarla formalaşa biler. Başlıca meqsede nail olmaq üçün ortaq elifbanın qebulu ve mövcud şeraitde müeyyen tarixi dövr üçün de olsa ortaq insiyyet vasitesinin, danışıq dilinin, daha doğrusu, türkcelerden birinin seçilmesi qarşıda duran en aktual meselelerden biridir. Meydana çıxdığı ilk günden beri bu meqsede xidmet eden Dialoq Avrasiya Platforması ve “Dialoq Avrasiya” dergisi mühüm işler göre bilmişdir. Her sayında türk xalqlarının ortaq menevi deyerlerini ön planda tutan ve bu qayenin bütün türk xalqları, toplumları terefinden tam anlaşılması üçün yazılarını rus dilinde ve Türkiye türkcesinde çap eden “Dialoq Avrasiya” dergisinin fealiyyeti teqdirelayiqdir ve örnek alına biler.
Hamı dedi: “Çox ehemmiyyetli tedbirdir”
Qafqaz Universiteti de son iller müxtelif sahelere aid, o cümleden, türk xalqlarının heyatı, tarixi, medeniyyeti, başlıcası menevi birliyi ile bağlı xeyli yaddaqalan ve ehemiyyetli tedbirler heyata keçirmişdir. Bele maraqlı ve ehemiyyetli tedbirlerden biri, srağagün M. Maqomayev adına Azerbaycan Dövlet Filarmoniyasında açılışı olmuş “Türk Xalqları Edebiyyatı II: Beynelxalq Uşaq Edebiyyatı Konqresi”dir. Esas teşkilatçısı “Çağ” Öyretim İşletmeleri Qafqaz Universitetinin olduğu bu beynelxalq konfransın destekçileri Azerbaycan ve Türkiye Yazıçılar birlikleri, TÜRKSOY teşkilatıdır. Konfransda 8 ölkeden gelmiş iki yüze yaxın yazıçı, alim ve tedqiqatçı iştirak edir. Önce deyek ki, beynelxalq konfransın bele bir mövzuya hesr edilmesi alqışlanmalıdır. Çünki heyatımızı çulğalayan ve öz tesiri altına alan bazar qanunları sanki cemiyyetin bir sıra vacib menevi sahelerini unutdurmağa çalışır. Ele bu baxımdan türk xalqları edebiyyatının bir hissesi olan uşaq edebiyyatının bugünkü menzeresinin ortaya qoyulması ve qiymetlendirilmesi, bu sahe ile bağlı problemlerden çıxış yollarının müeyyen edilmesi çox ehemiyyetli bir işdir. Beynelxalq konfransı açan Qafqaz Universitetinin rektoru, professor Dr. Ahmet Saniç önce qonaqlara tehsil ocağının uğurları barede melumat verdi. Rektor yüksekseviyyeli kadrlar yetişdiren ali tehsil ocağının emeli fealiyyetlerinden birinin Azerbaycanın, o cümleden, türk dünyasının tarixi, ictimai-medeni heyatı ile bağlı müxtelif tedbirlerin, elmi konfransların teşkili ile bağlı olduğunu söyledi. Azerbaycan Yazıçılar Birliyinin nümayendesi, şair Qeşem Necefzade ise çıxışında bu fikri vurğuladı ki, uşaq edebiyyatına önce qayğı gösterilmeli, sonra bu sahede yaranan edebi nümunelerin neşrine ve tebliğine ciddi fikir verilmelidir. “Çağ” Öyretim İşletmeleri Şirketinin prezidenti Enver Özeren edebiyyatın ve tehsilin xalqın heyatında ve yükselişinde çox böyük önem daşıdığını söylemekle, rehberlik etdiyi qurumun bu sahede uğurlarını da dile getirdi. Enver bey daha sonra dedi ki, qloballaşan dünyada türk xalqları öz menevi deyerlerini qorumaq ve inkişaf etdirmek üçün birge çıxış yolları aramalıdırlar; düşünürem ki, bugünkü konfrans da eyni baxımdan çox vacib meseleye hesr edilmişdir. TÜRKSOY-un Baş direktorunun müavini Dr. Fırat Purtaş uşaqları çiçeklere benzederek elave etdi ki, uşaqlar geleceyimiz, Vetenin sabahkı qurucularıdır. Buna göre de onlara qayğı göstermeli, sağlam böyümeleri üçün her şeyi etmeliyik. Teessüf ki, bu gün uşaqlarımızın müeyyen hissesi milli ruhda böyümürler. Onlar türk dünyasının menevi deyerlerine sahib çıxmaq, xalqlarımızın qehremanlıq tarixini öyrenmek evezine, xarici tesirlere uyurlar. Bu ise yolverilmezdir. Fikrimce, bu konfransda söhbet açdığım probleme de toxunulmalı ve çıxış yolları aranmalıdır. İnanıram ki, türk xalqları edebiyyatlarının bir hissesi olan uşaq edebiyyatı da menevi birliyimize xidmet edecek.
“Her bir uşağın qelbinde türk xalqlarına sevgi hissi olmalıdır”
Millet vekili Qenire xanım Paşayeva beynelxalq konfransın çox vacib meseleye hesr olunduğunu söyledi ve bildirdi ki, biz bu meclisde sovet dövründekinden ferqli olaraq, türk xalqlarının problemlerini rahat şekilde söyleye bilirik . Çünki artıq azadıq ve heç bir ideologiyanın basqısı altında yaşamırıq. Bu azadlıq ise bizim üzerimize helli vacib vezifeler qoyub. Biz eger bu gün türk xalqları edebiyyatının bir hissesi olan uşaq edebiyyatının veziyyetini müzakire edir ve bu sahede strategiyanı müeyyenleşdirmek isteyirikse, konkret işler de görmeliyik. Diger türk xalqlarının edebiyyatından edebi nümunelerin tercümesini çoxaltmalıyıq. Dersliklerimizin hazırlanması zamanı türk xalqları edebiyyatından geniş istifade edilmelidir. Eyni zamanda biz uşaqlarımızı daha dünyagörüşlü, milli-menevi deyerlerimizin qoruyucuları kimi böyütmeliyik. Onlar daim üreklerinde türk xalqlarına sevgi hissi yaşatmalıdırlar. Bax, o zaman bizim menevi birliyimiz güclü olacaq. Yeni yaranan uşaq edebiyyatı da bu amala xidmet etmelidir. Fasileden sonra çıxış eden türkoloq alim, Azerbaycan Milli Elmler Akademiyasının müxbir üzvü Tofiq Hacıyevin çıxışındakı bu fikir ise daha çox diqqetimizi çekdi: “Gerek türk dünyasının yazarları menevi birliyimizin möhkemlenmesi namine, bele demek olarsa, dağılmış yerde yeni uşaq edebiyyatı yaratsınlar. Men buna nikbinlikle baxıram”.Dünen beynelxalq konfrans Qafqaz Universitetinin ayrı-ayrı otaqlarında bölmeler üzre öz işini davam etdirmişdir. Müxtelif mövzularda edilmiş elmi meruzeler diqqetle dinlenildikden sonra müzakireler aparılmışdır.Bu gün konfransın son iş günüdür. Meruzeler ve çıxışlar yekunlaşdıqdan sonra gündelikle bağlı beyanname qebul edilecek. İnanırıq ki, bu mühüm tedbir uşaq edebiyyatının inkişafına öz töhfesini verecek.
Semed Melikzade
ww.zaman.az

Uluslararası Türk Halkları Çocuk Edebiyatı Kongresi Bakü'de Başladı

Uluslararası Türk Halkları Çocuk Edebiyatı Kongresi Bakü'de Başladı. Azerbaycan Kafkas Üniversitesi'nin Ev Sahipliğini Yaptığı Kongreye 200'ün Üzerinde Bilim Adamı, Yazar ve Şair ile 10 Ülkeden 58 Üniversitenin Öğretim Görevlileri Katılıyor.
Azerbaycan haberleri
Haber Yayın Tarihi: 14.11.2008 17:10
Uluslararası Türk Halkları Çocuk Edebiyatı Kongresi Bakü'de başladı. Azerbaycan Kafkas Üniversitesi'nin ev sahipliğini yaptığı kongreye 200'ün üzerinde bilim adamı, yazar ve şair ile 10 ülkeden 58 üniversitenin öğretim görevlileri katılıyor. Kongrenin açılış konuşmasını yapan Kafkas Üniversitesi Rektörü Ahmet Saniç, Türk dünyası ülkelerinin sadece ekonomik ilişkilerini değil, kültürel ve edebi alandaki ilişkilerini de geliştirilmesi gerektiğini ifade etti. Azerbaycan'da eğitim faaliyetlerinde bulunan Çağ Öğretim İşletmeleri Şirketi'nin başkanı Enver Özeren ise dünyada gözlenen problemlerin kökünde bilim ve eğitim eksikliğinin bulunduğunu söyledi. Azeri Milletvekili Ganire Paşayeva da Sovyet döneminde milli değerleri içeren edebiyat örneklerinin yasakladığını hatırlattı. Paşayeva, artık bağımsız olduklarını ve gelecek nesillerin milli ve manevi değerlerle donatılmış eserlerle yetiştirilmesi gerektiğini vurguladı. Türk Halkları Çocuk Edebiyatı Kongresi 15 Kasım'da sona erecek. (CİHAN)

Bakıda "Türk Xalqları Edebiyyatı- beynelxalq uşaq edebiyyatı" mövzusunda konqres keçirilir

Bakıda "Türk Xalqları Edebiyyatı- beynelxalq uşaq edebiyyatı" mövzusunda konqres keçirilir
Konqresin teşkilatçıları Qafqaz Universiteti, Azerbaycan Yazıçılar Birliyi, Türkiye Yazarlar Birliyi ve TÜRKSOY-dur
Noyabrın 13-den başlayaraq Bakıda "Türk xalqları Edebiyyatı (II) - beynelxalq uşaq edebiyyatı" mövzusunda beynelxalq konqres keçirilir. ANS PRESS-in melumatına göre, Konqres Qafqaz Universiteti, Azerbaycan Yazıçılar Birliyi, Türkiye Yazarlar Birliyi ve Türk Medeniyyeti ve İncesenetinin Birge İnkişafı üzre Beynelxalq Teşkilatın (TÜRKSOY) teşkilatçılığı ile keçirilir. Qafqaz Universitetinin rektoru, professor Ahmet Sanic konqresde 8 ölkeden 200-e yaxın nümayendenin iştirak etdiyini deyib. Onun sözlerine göre, sözügeden konqresin keçirilmesinde meqsed uşaqların teliminde ve xarakterlerinin formalaşmasında uşaq edebiyyatının roluna diqqeti celb etmekdir.Yazıçılar Birliyinin uşaq edebiyyatı bölmesinin müdiri Qeşem Necefzade ise qeyd edib ki, konqresin teşkilinde esas meqsedin uşaqlar üçün eserler yazmağın çetin ve mesuliyyetli bir iş olduğunu bildirmek ve bu önemli vezife üçün onları seferber olmağa çağırmaqdır. Tedbirde konqresin sponsorlarına teşkilatçılar terefinden fexri plaketler, ANS PRESS Neşiriyat Evinin dergileri olan «Bala dili», «Elli», «Elli Boya» jurnalları hediyye olunub. Qeyd edek ki, tedbir bu gün de davam edecek./ANS PRESS/

14 Kasım 2008 Cuma

Çocuk Edebiyatı Kongresi Bakü'de başladı

Foto:Recep Rza

METBUAT BÜLLETENİ

QAFQAZ UNİVERSİTETİ
TÜRK XALQLARI EDEBİYYATI II: UŞAQ EDEBİYYATI BEYNELXALQ KONQRESİ METBUAT BÜLLETENİ
Qafqaz Universiteti 13-15 noyabr 2008-ci il tarixlerinde “Türk xalqları edebiyyatı II : Uşaq edebiyyatı” mövzusunda beynelxalq konqres teşkil edir.
Uşaq edebiyyatı türk xalqlarının zengin bedii menevi irsinin mühüm terkib hissesidir.
Uşaq edebiyyatının özünemexsusluğu ondadır ki, bedii-estetik deyeri ile yanaşı, emeli, terbiyevi ehemiyyeti de çox qabarıq olur. Bu, uşağın söze olduqca hessas yanaşmasından, açıq olmasından ireli gelir. Söz dünyasını o, adeten, gerçek alem kimi qebul edir, qavrayır, bu dünya ile ilk tanışlığı hem de kitab sehifelerinden başlayır. Heqiqi bedii söz balaca oxucuların tefekkürünü, meneviyyatını formalaşdırır. Buna göre de uşaqlar üçün yazmaq hem çetin, hem de mesuliyyetlidir. Burada uşaq psixologiyasına uyğun mezmunla yanaşı, fikrin müvafiq ifadesi, yüksek bediilik de helledici şertdir. Uşağın ağlına, üreyine yol tapmadan onu kitaba bağlamaq mümkün deyil.
Dünya deyişir ve deyişilen dünyada zövqü, ruhu, marağı başqalaşan yeni nesiller yetişir. Bu da uşaq edebiyyatının qarşısında yeni vezifeler qoyur.
Balalarımız bizim geleceyimizdir, odur ki, uşaq edebiyyatının inkişafı, yükselişi qayğısına qalmaq, eslinde, bu günümüz, geleceyimiz barede düşünmek, sözün tükenmeyen sehrini ve imkanlarını bu böyük meqsed namine seferber etmek demekdir.
Konqresde uşaqlara ünvanlanmış hem şifahi, hem de yazılı edebi nümuneler müzakire edilecek, türk uşaq edebiyyatlarının tarixi ve müasir menzeresi geniş işıqlandırılacaqdır. Müzakiredeki meqsed bu sahedeki deyerli enenelerimizi aşkara çıxarmaq, mövcud veziyyetle tanış olmaq, müqayiseler aparmaq, ümumi nailiyyetlerimizi müeyyenleşdirmek ve bunlardan qarşılıqlı suretde faydalanmaq, hem de çatışmayan cehetlerimize, çetinliklerimize diqqeti yöneltmekdir.
Qafqaz Universiteti Pedaqoji fakültesinin teşkil etdiyi bu beynelxalq konqresde 10 ölkeden (Azerbaycan, Türkiye, Özbekistan, Rusiya Federasiyası, Ukrayna, İran, İraq, Türkmenistan, Qırğızıstan ve Qazaxıstan) ve 58 universitetden 206 alim iştirak edir.
Konqres 13 noyabr 2008-ci il tarixinde saat 11.30-da M. Maqomayev adına Azerbaycan Dövlet Filarmoniyasında açılış tedbiri ile başlayacaqdır. İclaslar Qafqaz Universitetinin esas binasındakı salonlarda 14 noyabr (09.00-17.30), 15 noyabr (09.00-12.30) tarixlerinde keçirilecekdir.
Konqres 15 noyabr 2008-ci il tarixinde saat 13.00-da konqresin neticelerine dair yekun beyanatın oxunması ile sona çatacaqdır.

LIDER TV Xeberler

Uşaq edebiyyatı konqresi keçirilir
Türk xalqları ikinci beynelxalq uşaq edebiyatı konqresi işine başlayıb. Azerbaycan ve Türkiye tehsil nazirlikleri, elece de, her iki ölkenin Yazıçılar Birliyinin teşkilatçılığı ile baş tutan toplantı 3 gün davam edecek. Uşaqlar üçün bedii eser yazmaq olduqca çetin ve mesuliyyetli işdir. Ele dünyanın 9 türkdilli ölkesinden 189 yazıçınını qatıldığı konqresin keçirilmesinde meqsed , bu sahede görülen işlerin tebliğine ve inkişafına yol açmaqdır. Uşaqların teliminde ve xarakterlerinin formalaşmasında uşaq edebiyatı mühüm ehemiyyete malikdir. Buna göre de bu sahede yazılan eserlerin ve müeliflerin tanıdılmasına sey gösterilmelidir. Mütexesislerin qenaetine göre türk xalqlarının uşaq edebiyyatının gelecek perspektivinde konqresin xüsusi rolu var. Toplantıda uşaqlar üçün kitabların neşr edilmesi, ünvanına çatdırılması ve diger meseleler müzakire olunacaq.
13.11.2008 / 15:30

İctimai TV

BU GÜN BAKIDA TÜRK XALQLARI EDEBİYYATI KONQRESİ İŞE BAŞLAYIB
[13 noyabr 2008]
Tedbirin meqsedi konqres vasitesile milli-menevi, medeni deyerler baxımından son derece böyük ehemiyyet kesb eden uşaqların teliminde ve xarakterlerinin formalaşmasında uşaq edebiyyatının roluna diqqeti celb etmek, mövzu ile bağlı türk xalqları arasında müasir dövre qeder yerine yetirilen işlerin tebliğine, inkişafına ve ortaq bir müsteviye daşınmasına nail olmaqdır. Bu sahede yazılan eserlerin ve müelliflerinin tanıdılmasına sey göstermek ve bu yolla yazıçı ve şairleri türk toplumlarının ortaq deyerlerini eks etdiren eserler qeleme almağa teşviq etmek de konqresin esas meqsedlerindendir. Türk dünyasının uşaq edebiyyatı eserlerinin bütün türkdilli xalqların dillerine çevrilmesi üçün türkdilli ölkelerin müvafiq dövlet orqanları ve ictimai teşkilatları arasında elaqelerin genişlendirilmesinin zeruriliyi de qeyd olunub.
/İctimai TV/
http://www.itv.az/13_11_2008/020.php

Bakıda Beynelxalq Türk Halkları Uşaq Edebiyyatı konqresi öz işine başladı

Tahsil ve Zaman Gazeti

Bakıda "Türk xalqları Edebiyyatı(II)- beynelxalq uşaq edebiyyatı" mövzusunda konqres keçirilir

Qafqaz Universiteti, Azerbaycan Yazıçılar Birliyi, Türkiye Yazarlar Birliyi ve Türksoyun teşkilatçılığı ile "Türk xalqları Edebiyyatı(II) - beynelxalq uşaq edebiyyatı" mövzusunda beynelxalq konqres öz işine başlayıb. Konqresi giriş sözü ile açan Qafqaz Universitetinin rektoru, professor Ahmet Sanic deyib ki, üç gün davam edecek konqresde 8 ölkeden 200-e yaxın nümayende iştirak edir. Onun sözlerine göre, sözügeden konqres vasitesile milletin geleceyi baxımından son derece böyük ehemiyyet kesb eden uşaqların teliminde ve xarakterlerinin formalaşmasında danılmaz yere sahib olan uşaq edebiyyatının roluna diqqeti celb etmekdir. Eyni zamanda mövzu ile bağlı türk xalqları arasında müasir dövre qeder yerine yetirilen işlerin tebliğine, inkişafına ve ortaq bir müsteviye daşınmasına nail olmaqdır. Bu sahede yazılan eserlerin ve müelliflerin tanıdılmasına sey göstermekdir. Yazıçılar Birliyinin uşaq edebiyyatı bölmesinin müdiri Qeşem Necefzade qeyd edib ki, konqresin teşkilinde esas meqsed uşaqlar üçün eserler yazmağın çetin ve mesuliyyetli bir iş olduğunu cavabdeh şexslere ve xalqa bildirmek, bu önemli vezife üçün onları seferber olmağa çağırmaqdır. Bu minvalla yazıçı ve şairleri türk toplumlarının ortaq deyerlerini eks etdiren eserler qeleme almağa teşviq etmekdir. Millet vekili Qenire Paşayeva ise çıxışı zamanı Türkiye ile Azerbaycan arasındakı münasibetlere toxunub. O bildirib ki, Türkiye müsteqillik elde etdikden sonra bütün ölkelerle herbi, siyasi, iqtisadi- sosial saheler üzre emekdaşlıq elaqeleri qurub. Türkiye düzgün xarici siyaset apardığı üçün bu ölkelerle elaqeler bugünedek davam edir. Onun dediyine göre, Türkiye ile qardaş Azerbaycan arasında da bütün saheler üzre sıx emekdaşlıq elaqeleri mövcuddur. Tehsil sahesinde qurulan elaqeler sayesinde her il yüzlerle azerbaycanlı telebe ali tehsil almaq üçün Türkiyeye üz tutur. Eyni zamanda, yüzlerle türkiyeli telebe de tehsil almaq meqsedile Azerbaycana gelir. Türkiyeli telebelerin Azerbaycanda, azerbaycanlı telebelerin ise Türkiyede yüksek seviyyede tehsil alması üçün bütün lazımi şerait yaradılır. Tedbirde konqresin sponsorlarına teşkilatçılar terefinden fexri plaketler teqdim olundu.Tedbir noyabrın 15-dek davam edecek.
S.QARAYEVA

13 Kasım 2008 Perşembe

Misir Mərdanov: Qafqaz Universiteti və türk liseyləri təhsilin keyfiyyətinə görə öndədir”


13 Noyabr 2008 17:18

Azərbaycanlı tələbələrinin təhsil aldığı xarici ölkələr arasında Türkiyə birinci yerdədir. Təkcə bu il “Azərbaycan gənclərinin xaricdə təhsil alması üzrə Dövlət Proqramı” çərçivəsində 24 tələbə Türkiyəyə göndərilib. Hazırda Ankara Universitetində dövlət xətti ilə 98, Qazi universitetində 28, İstanbul universitetində 136, Orta Doğu Texniki Universitetində 15, İstanbul Texniki Universitetində 41, mərmərə Universitetində 50 azərbaycanlı tələbə təhsil alır.

Təhsil Naziri Misir Mərdanov bildirib ki, Azərbaycanda təhsil alan türkiyəli gənclər də digər xarici ölkə vətəndaşlarından sayca çoxdur. Onun sözlərinə görə, hazırda onlar həm dövlət xətti, həm də öz təşəbbüsü ilə Azərbaycanda təhsil alırlar.

Nazir Qafqaz Universiteti və türk liseylərinin də fəaliyyətini yüksək qiymətləndirib və bildirib ki, bu təhsil müəssisələri xidmətin keyfiyyətinə görə digərlərindən fərqlənir. Onun sözlərinə görə, Qafqaz Universiteti özəl ali məktəblər arasında birinci yeri tutur. Hətta özəl, yəni pullu müəssisə olmasına baxmayaraq, qəbul imtahanlarında 600-dən çox bal toplayan tələbələr burada təhsil almağı daha çox arzulayır.

“Mənə elə gəlir ki, Türkiyə ilə əlaqələr təhsil sahəsində daha geniş və möhkəmdir. Ona görə də iki ölkə arasında təhsil sahəsində, xüsusən də ali təhsildə mövcud çətinlikləri aradan qaldıra biləcəyimizə ümid edirik” - deyə, Misir Mərdanov bildirib.

Elxan SALAHOV

http://www.lent.az/news.php?id=12183

6 Kasım 2008 Perşembe

Gecmis zaman olur ki...

Haydar Aliyev ve Qafqaz Üniversiteti

5 Kasım 2008 Çarşamba

Etimada sedaqetle

Türk dünyasının gücü onun birliyindedir
Bu niyyetin heyata keçmesi ise şübhesiz ki, Türkiyenin Baş naziri ve hem de "Çağ" Öyretim Şirketinin yaxın dostu olan Receb Tayyib Erdoğanın Bakıda keçirilen son toplantıda söylediyi fikirleri tezleşdirecek amillerden olacaq: "Başqalarının xeyal bele ede bilmediyini türk topluluqları gerçekleşdirmeye qadirdir. Bunu keçmişde bacardıq, indi de bacara bilerik. Ortaq tariximizde olduğu kimi, bundan sonra seyr eden ve ya izleyen deyil, önde geden, teyin eden olmalıyıq, olacağıq. Başqa çaresi yoxdur. Yeni, bu topluluqlar gündeliyi müeyyen edilen yox, gündeliyi müeyyen eden topluluqlar olmalıdır. Çünki lider ölkeler ve ya lider ölke olmağın yolu buradan keçer. İnşallah, bizler de hesed aparılan ölkeler olacağıq. Bu yönde qetiyyetli addımlar atdığımız teqdirde bugünkünden daha gözel günleri birlikde yaşayacağıq". Beli, başqa çare yoxdur! XXI esri türk esri etmek ve Türk adını dünyaya bir güneş kimi doğurmaq yegane amalımızdır!
Siyasetin artıq yüz illerdir hökm etdiyi teleblerden biri de dövletlerarası münasibetlerde her bir ölkenin mehz öz maraqlarını ve menafeyini güdmesidir. Lakin Azerbaycan-Türkiye münasibetleri 80-90 il önce olduğu kimi, bu gün de bele prinsiplerde tam istisna teşkil edir. Her iki dövlet emekdaşlıqda en ümde meram kimi ne qazanmalıyam sualına cavab axtarmır, eksine, qardaş ölkeme nece xeyir vermeliyem meqsedini gerçekleşdirir. Beli, türk milleti - Anadoluya, yaxud da Azerbaycana mexsusluğundan asılı olmayaraq, xarakteri, qetiyyeti, hüneri, intellekti ile daim nece ferqlenmişdirse, elece de siyaseti ve dostluğu ile de tam başqa bir semimiyyet sahibidir.
Beraber yürüdük biz bu yollarda...
Eslinde, Azerbaycan-Türkiye strateji terefdaşlığını müeyyenleşdiren esas amil heç de siyasi konteksde deyil, bu, bilavasite aşağıdan - xalqdan başlayan ve eyni soya-köke, tarixe, inanca, adet ve enenelere malik toplumların yeni dünya düzeninde birge olmaq çağırışıdır. Öten esrin evvellerinde de yalnız bu topluluqlar bir-birlerine arxa-dayaq idiler. Balkanlarda ve Çanaqqala savaşlarında minlerle Azerbaycan türkü qehremancasına döyüşerek, Anadolu torpaqlarını müqeddes qanları ile suvardılar. Azerbaycan istiqlaliyyetini elan ederek, Xalq Cümhuriyyetini yaradanda da yardım yalnız qardaş ölkeden geldi. Qafqaz İslam Ordusunun fedakarlığı sayesinde Azerbaycan dövleti Azerbaycan türklerine mexsus oldu. Azerbaycan türkünü Anadolunun azadlığı namine, Anadolu insanını ise Azerbaycanın istiqlalı uğrunda şehidlik zirvesine ucaldan hünerin qayesinde müqeddes mefkure - bir olan Vetenin müqedderatı dayanırdı! Hele 1933-cü ilde Türkiye Cümhuriyyetinin banisi böyük Atatürk "Bu gün Sovetler Birliyi dostumuzdur, qonşumuzdur, müttefiqimizdir. Bu dostluğa ehtiyacımız var. Feqet, sabah ne olacağını kimse bu gün bilmez, bu dövlet Osmanlı ve Avstriya-Macarıstan kimi parçalana biler. O zaman Türkiye ne edeceyini bilmelidir. Bu dostumuzun idaresinde dini bir, inancı bir, özü bir qardaşlarımız var. Onlara sahib çıxmağa hazır olmalıyıq. Hazır olmaq yalnız o günü susub gözlemek deyildir. Hazırlanmaq lazımdır. Milletler buna nece hazırlanmalıdır? Menevi körpülerini sağlam tutaraq. Dil bir körpüdürE İnanc bir körpüdürE Tarix bir körpüdürE Köklerimize enmeliyik ve olayların böldüyü tariximiz içinde bütünleşmeliyik. Onların bize yaxınlaşmasını gözlememeliyik. Bizim onlara yaxınlaşmağımız gerekdir!" - deyirdi. Bu böyük türkçünün "Azerbaycanın sevinci sevincimiz, kederi kederimizdir" - fikrinin mentiqi davamını ise 60 il sonra ulu önder Heyder Eliyev "Biz bir millet, iki dövletik" - sözleri ile seciyyelendirdi ve Azerbaycan-Türkiye münasibetlerinin helledici, temel faktorunu müeyyenleşdirdi. Ermeni lobbisinin türk dünyasına qarşı açdığı savaşın her iki cebhesi - hem Qarabağın işğalı, hem de Türkiyenin beynelxalq miqyasda esassız iddialarla teklenmesine yönelen cehdler birliyimizi alternativsiz seçim etdi. Heyder Eliyevin, Turqut Özalın, Süleyman Demirelin yürütdüyü düzgün, semereli emekdaşlıq xetti Azerbaycanın ve Türkiyenin haqq sesini boğmaq isteyenlere keskin zerbe oldu, dünya birliyi irademizi qebul etmek zorunda qaldı. Teessüf ki, içimizde de "sapı özümüzden olan baltalar" kifayet qeder düşmen deyirmanına su tökdüler, hem Türkiyeni, hem de Azerbaycanı zeifletmek namine her cür rezalete, siyasi avantüralara baş vurdular. Bu ürekağrıdıcı proses özünü qardaş Türkiyede cari il erzinde daha qabarıq büruze verdi. Lakin yene de xalq öz müdrikliyini, iradesini gösterdi ve hem öz ölkesini, hem de iki dövlet arasındakı qardaşlığı qoruyan qüvvelere desteyini nümayiş etdirdi. Türkiyeye sabitlik, tehlükesizlik ve tereqqi bexş eden Abdullah Gül- Receb Tayyib Erdoğan tandemi Azerbaycanı inkişaf dinamikasına göre dünya lideri eden Prezident İlham Eliyevle birge bu gün türk maraqlarının leyaqetli ifadeçileri olaraq, missiyalarını şerefle yürüdürler! Emekdaşlığın müxtelif istiqametleri üzre heyata keçirilen tedbirler uğurlu behrelerini verir. Azerbaycan-Türkiye münasibetleri yalnız iki dövletin terefdaşlığını elaqelendirmir, ümumiyyetle, Şerqle Qerbin - Çinden İngiltereye qeder uzanan bir erazinin enerji ve neqliyyat kimi mühüm ehemiyyetini tenzimleyir. Azerbaycan-Türkiye münasibetlerinin intensiv inkişafını gösteren faktlardan biri de yalnız ele öten ay erzinde baş veren iki hadisedir. Qardaş ölkenin Prezidenti Abdullah Gülün ilk xarici seferini Azerbaycana etmesininin memnunluğunu yaşayan xalqımız bir neçe gün sonra Türkiyenin Baş naziri Receb Tayyib Erdoğanın da iştirak etdiyi Türk dövlet ve cemiyyetlerinin XI dostluq, qardaşlıq ve emekdaşlıq qurultayına ev sahibliyini etdi. Toplantıda bir daha vurğulandı ki, xaricdeki diasporun birliyi ile yanaşı, ümumiyyetle, bütün sahelerde ve istiqametlerde Azerbaycan ve Türkiye temsilçileri vahid mövqeden çıxış etmeli, eyni yönümlü fealiyyet göstermelidirler. Baş nazir Receb Tayyib Erdoğanın tedbirde söylediyi bu müdrik sözler gerçekliyi tam eks etdirir: "Birlikde quracağımız yeni bir dünya ve aydın gelecek bizleri gözleyir. Bu geleceyimizin memarı yene bizler olacağıq. Biz herterefli inkişaf ve qardaşlıq elaqelerimizi güclendirdikce, yeni ve sağlam körpüler yaratdıqca, her zaman hörmetle andığımız atalarımızın röyalarını da gerçekleşdirmiş olacağıq. Biz bir-birimizin tebii ortaqlarıyıq. Tariximize, medeniyyetimize, inancımıza söykenerek, aramızdakı emekdaşlıq potensialını herekete getirmeliyik. Bugünkü dünyada uğur qazanmağın yolu, esasen emekdaşlıq ve hemreylik içinde yaşamaqdan keçir. Biz hemreylik içinde yaşamasaq, halımız nece olar?! Bizi parça-parça ederler. Ona göre de biz hemreylik içinde yaşayacağıq".
XXI esr türk esri olacaq
"Biz milli deyerlerimiz üzerinde dövletlerimizi qururuq. Müsteqil olmayan dövrde bizi bir xalq kimi saxlayan, milli mensubiyyetimizi qoruyan bizim tariximiz olubdur, medeniyyetimiz olubdur, ana dilimiz olubdur, bizim milli musiqimiz olubdur, edebiyyatımız olubdur. Bu sahede birliyin ve qarşılıqlı elaqelerin möhkemlendirilmesi üçün çox gözel imkanlar var. Elbette, bizi birleşdiren bizim tariximizdir, - xalqlarımız esrler boyu bir yerde yaşamış, yaratmışlar, - enenelerimizdir, bizim medeniyyetimizdir, dilimizdir, kökümüzdür, etnik mensubiyyetimizdir. Bu, gelecek inkişaf üçün çox böyük bir esasdır" - deyen Azerbaycan Prezidenti birliyimizi tekmil ve möhkem edecek meqamları konkret gösterdi. Merhum Turqut Özal "XXI esr türk esri olacaq" - deyende yanılmırdı. Azerbaycan ve Türkiyenin, elece de, Merkezi Asiyadan Sibir ellerine ve Avropanın merkezine qeder uzanan erazilerdeki türk soydaşlarımızın dünyanın geosiyasi mekanında oynadığı önemli rol, beynelxalq tehlükesizlik meselelerinde tutduğu aparıcı mövqe, enerji resurslarında söz sahibi olması ve diger bu kimi mühüm meqamlar Türk amilini helledici faktor kimi meydana çıxarıb. Azerbaycan ve Türkiye arasındakı semimiyyet, qarşılıq güdmeyen işbirliyi diger türk dövletleri üçün de mütleq model rolunu oynamalıdır. Nicatımız birlikdedir. Çünki qocaman dünya hele de yaddaşında türk cahangirlerinin Asiyadan Avropaya qeder müzeffer yürüşler etdiyini, Roma Papasının diz üste çökerek, Avropaya efv dilemesini, xalqlarımızın en böyük imperatorluqlara sahiblik etmesini bir fakt olaraq yaşadır. Bize boyun eyen xalqlar da keçmişi unutmurlar, üzde mehriban, arxada ise rezil düşmene çevrilirler, her fürsetde pisliklerinden qalmırlar. Eger heqiqi dostluq sıralarımız genişlenerse, türk dövletlerinin möhkem birliyi yaranarsa, onda Türk adı dünyaya yeniden bir güneş kimi doğacaq ve tek xalqlarımızı deyil, bütün kainatı aydınlığa qovuşduracaq! XXI esrde türk xalqlarının en böyük silahı ise mükemmel intellekte, müasir elmlere, yüksek seviyyeli tehsile ve modern, sivil tefekkürlü genclere yiyelenmesidir. Elm, tehsil türk toplumlarının daim istinad nöqtesi olub. Türkler dünyanı yalnız qollarının gücü ile deyil, hem de zekalarının nuru ile ilhaq edirdiler. Hele qedim zamanlarda - diger xalqların müqevvalara, heyvanlara secde etdiyi dönemlerde bele, türkler sağlam düşünceye sahib olur, monoteistliyi qebul edir, tek olan Yaradana - Tenqriye, Tanrıya inanırdılar. "Güneş Şerqden doğur" - misalının daim aktuallığını saxlamasını zeruri eden amiller de mehz o dönemlerde türk zekasının astronomiyaya, riyaziyyata, felsefeye, kimyaya, poeziyaya yenilikler, keşfler, novator istiqametler ve cereyanlar getirmeleri, bu elmleri esl inkişaf merhelesine aparmaları olmuşdur. Hemçinin Tanrının sonuncu dini olan müqeddes İslamın yayılmasında türk cengaverleri öz reşadetleri ile nece misilsiz qehremanlıqlar göstermişdirlerse, o dövrün türk alimleri de islamın tebliğatında, tefsirinde, insanlara daha tez aşılanmasında, diger dinlerden üstünlüyünün tesdiq edilmesinde bütün müselman ülamelerinden daha çox ve sanballı işler görmüşler. Türk hara gelirdise, hansı dövlete sahiblenirdise, ora esaret yox, tam eksine, yüksek savad, tehsil aparır, mektebler, kitabxanalar açdırır, ona tabe olan xalqlara elm öyredirdi - Türkün böyüklüyü ele bundadır! Türk adı eslinde, hem de cehaletin, savadsızlığın düşmeni kimi çekilmelidir!Bütün bu sadalananları - malik olduğumuz eneneleri bu gün yaşatmaq ve daha da genişlendirmek indi esas vezifedir. Bunu düzgün derk eden türk ölkeleri elme ve tehsile dövlet qayğısını, himayesini artırır, maariflenmeni en esas meqsed kimi müeyyenleşdirir. Azerbaycan müsteqilliyini elan etdikden sonra bu sahede qazanılan müsbet deyişiklikler göz önündedir. Lakin etiraf etmeliyik ki, Türkiyenin elm ve tehsilde elde etdiyi nailiyyetler daha çoxdur ve qardaş ölkenin mükemmel tecrübesinden faydalanmaq, onların yardımından düzgün behrelenmek Azerbaycan üçün prioritet teşkil edir. Ona göre de iki dövlet arasındakı münasibetlerde elm ve tehsil xüsusi önem kesb eden meseledir. Hele öten esrde, 1918-ci ilde Azerbaycanın imdadına Qafqaz İslam Ordusu ile çatan qardaş ölke yardımını yalnız herbi destekle bitirmedi, hem de milletimizin cehaletden, savadsızlıqdan qurtulması üçün fealiyyete başladı. Qısa müddet erzinde onların feal iştirakı ile Naxçıvanda, Gencede, Bakıda ve diger yerlerde ilk tedris müessiseleri açıldı. Azerbaycan ve Türkiyenin tehsil, elm sahesindeki mövcud elaqelerinin uğurundan danışarken ise şübhesiz ki, ilkin teessürat mehz "Çağ" Öyretim Şirketinin tedris müessiseleri ile bağlı yaranır. 15 il önce ulu önder Heyder Eliyevin çağırışına cavab olaraq Azerbaycanda fealiyyete başlayan bu mekteblerin indi respublikamızın tehsil flaqmanlarına çevrilmeleri ve en nüfüzlü tehsil müessisesi adını daşımaları özünü türk sayan her bir insanda haqlı qürur hissi doğurur.
Tarix tekrarlanır: "Qori"li elm fedailerinin "Çağ"lı varisleri
"Çağ" öyretimçiler bütün varlıqları ile maariflenme, türk övladlarının savadlanması, beşeriyyetin elme sahib çıxması amalına bağlı insanlardır. 30 ile yaxın bir dönemde evvel Türkiyede, sonra dünyanın dörd bir terefinde, indi ise 100-den artıq dövletde bu şerefli missiyalarını heç bir teşekkür ve temenna ummadan fedakarlıqla heyata keçirirler. "Çağ" Öyretimin fealiyyetine nezer salarken, XIX esrin sonlarında Tiflisde "Qori" seminariyasını bitiren Azerbaycan aydınlarını xatırlamamaq olmur. Onların her biri o dövrlerde sanki bir universitet idi. En ucqar kendlerde, en dözülmez şeraitde yalnız bir qaye ile yaşayırdılar: yeni yetişen nesil cehaletden ve nadanlıqdan uzaq olmalı, tehsile yiyelenmelidir! Aldıqları cüzi maaş, hemçinin çoxsaylı tene, qınaq onları bu müqeddes amaldan uzaqlaşdırmırdı. Sayı 100-e çatmayan bu böyük maarifperverler Azerbaycana minlerle savadlı, idraklı, esl vetenperver intellektler bexş etdiler. XXI yüzilin evvellerinde de bu durum tekrarlanır: eslen İstanbuldan, İzmirden, AnkaradanE olan yüzlerle genc müellim memleketlerinden ve ailelerinden uzaqda, qazsız, isti susuz ucqar eyaletlerde - Ağdaşdan Genceye, Şekiden Lenkerana qeder türk liseylerinde fealiyyet gösterir, öz heyatlarının en qaynar çağlarını Azerbaycan türklerinin genc neslinin savadlanmasına feda edirler. Belke de bu müasirlerimizin "Qori" seminariyasının müdavimlerinin tariximizin qızıl sehifelerini teşkil eden fealiyyetlerinden xeberleri yoxdur. Ancaq her iki fakt onu sübut edir ki, türk xalqlarının maarifperverleri böyük ürek sahibleridirler, heqiqi vetenkeşdirler, türk adı daşıyan her bir toplumun msaariflenmesine heyatlarını qurban eden şexsiyyetlerdirler. Bu, bir yoldur - bu yolun ne başlanğıcı melum, ne de ki sonuE Birce bu yolun qayesi aydın - türkün maariflenmesi, tehsile yiyelenmesi! Bu yolun Azerbaycandakı cığırdaşları M.F.Axundov, Mirze Celil, Ehmed bey Ağayev, Eli bey HüseynzadeE ve daha kimler, himayeçileri ise unudulmaz Hacı Zeynalabdin Tağıyev idi!Bu yola Türkiyede öten esrin 70-ci illerinde çıxdılarE Görkemli maarifperver, heyatını dünyanın dörd bir terefinde yaşayan türk övladlarının savadlanmasına ve cehaletden uzaqlaşmasına hesr eden Fetullah Gülen efendinin gösterdiyi düzgün istiqametle yüzlerle elm fedaisi Türkiyenin ucqarlarına yürüdüler. Gülenin çağırışlarını türk insanını aydınlığa qovuşduracaq vasite sayan yüzlerle sahibkar temennasız olaraq bu şerefli işe pul yatırdılar. Mektebin bele olmadığı, dünyanın kosmosu feth etdiyi dönemde hele de cehalet içinde olan onlarla kendde bu insanlar tehsil tetbiq etdiler, uşaqlara elm aşıladılar. Qısa müddet erzinde bu mektebler Türkiye tehsilinde müsbet köklü deyişiklikler yaratdı. Elde edilen netice qarşıya qoyulan meqsedin ilkin uğuru idi. Hedefde ise bütün türk birliyinin maariflenmesi dayanırdı.Öz servetini, bütün emlakını xalqının maariflenmesine serf eden, hemvetenlerinin Çinden Birleşmiş Ştatlara qeder her bir ölkede tehsil almasının teşebbüsçüsü ve teşkilatçısı olan bu şexs hem de milyonların etimadını qazanan insandır. Fetullah Gülenin adı Azerbaycan vetendaşına ilk olaraq 1990-cı ilin qanlı Yanvarında belli oldu. Uca minberden Azerbaycanın haqq savaşını aparan, sesimizi dünyaya çatdıran, şehidlerimize dualar söyleyen bu insanın göz yaşları içinde facieni töredenleri ifşa etmesi, dünyanı melum olaylara münasibet bildirmeye çağırması her birimizin yaddaşındadır. Onun hemfikirleri, ardıcılları Azerbaycanı heç vaxt tek qoymadılar. Qarabağ savaşının esl mahiyyetini beynelxalq birliye çatdırmaqda o zaman bu şexslerin, xüsusen de, "Zaman" qezetinin yazarlarının fealiyyeti misilsiz oldu. Bir sözle, Fetullah Gülen ona dost olan her bir kesi Azerbaycana dost olmağa seferber etdi!Bu qarşılıq güdmeyen destek, böyük yardım şübhesiz ki, dünyanın en böyük azerbaycanlısının - Heyder Eliyevin diqqetinden kenar qala bilmezdi. Çünki bu insanlar hem de blokada veziyyetinde olan, tecavüzkarın birbaşa hedefine çevrilen Naxçıvanın haqq sesinin yayılmasında böyük işler görürdüler. Azerbaycanın, o cümleden Naxçıvanın qardaş Türkiye ile elaqelerini artıran "Ümid" körpüsü açıldıqdan sonra ulu önderin esas meqsedi mehz iki dövlet arasında tehsil, maarif, medeniyyet körpüsünün salınması idi. Bu meramla elde edilen razılaşma esasında, Türkiyeden gelen maarifçilerle müzakireler aparıldı. "Biz yeni, demokratik ve serbest bazar iqtisadiyyatına üz tutmuşuq. Yeni cemiyyet ise heç vaxt köhne sovet mektebi ile inkişaf ede, möhkemlene bilmez. Bize yeni, quracağımız cemiyyete uyğun mektebler lazımdır. Azerbaycana en yaxın bele mekteb sistemi Türkiyededir, ona göre de, biz onlardan öyrenmeli, öz tehsil sistemimizi qurmalıyıq" - Heyder Eliyevin 1992-ci ilde söylediyi bu sözler hem de Azerbaycan övladlarının maariflenmesi işine yardım göstermek isteyen bu insanların fealiyyetine verilen böyük xeyir-dua idi. Belelikle, missiya başladı!..
Yeni çağın elm mebedi - "Çağ" Öyretim"
Çağ" Öyretim Şirketinin mövcud fealiyyeti ile tanış olmaq meqsedile qurumun baş ofisine yollanırıq. Şirketin İdare Heyetinin sedri Enver Özerenle Bakı Özel Türk Liseyinin heyetinde inşa olunan yeni korpusunun inşaat meydançasında görüşürük. İdare heyeti üzvleri ve inşaatçılarla birge keçirilen, bele demek olarsa, seyyar müşavirede en xırda detallar tekraren müzakire olunur, şagirdlerin ve pedaqoqların daha rahat tedris prosesi aparmalarının temini meqsedile layiheye yeni teklifler deyerlendirilirdi. Her kesin yeni korpusun inşası meselesine hem heyecan, hem de memnunluqla yanaşması ilk baxışdan hiss edilirdi. Enver beyin inşaatçılara son sözü ise "binanın müasir ve modern seviyyede tikilmesi gözlenilmelidir, müellim ve şagirdin her cür rahatlığı temin olunmalıdır" - fikri oldu. Korpusun esas elementlerinden olacaq idman meydançasında E.Özerenle söhbetleşirik. Keçmiş xatırlanır, Türkiyede ilk vaxtlar üzleşdikleri çetinlikler ve aldıqları destek yada salınır, Azerbaycanda 15 il erzinde apardıqları fealiyyetin memnunluğu ve uğurlu neticeleri çözelenir. Enver bey başlatdıqları ve nailiyyetle addımlatdıqları yolun meğzini izah edir: "Heyder Eliyev her zaman "Tehsil milletin geleceyidir" - deyirdi. Bu böyük insanın müdrik sözleri heqiqeti tam eks etdirir. 15 il önce bize xeyir-dua vererken de ulu önder bu meqsedi heyata keçirmek niyyetinde idi. Türkiyenin böyük ziyalısı Fetullah Gülen de artıq 40 ildir beyan edir ki, "düşmenimiz cehaletdir, feqirlikdir, bölücülükdür". Fetullah efendi bu belalardan qurtulmaq üçün bizlere öyredir ki, cehaleti yox etmek meqsedile yeni nesle öz kimliyimize, adet ve enenelerimize uyğun terzde, çağdaş tehsil verilmelidir. Feqirliye qarşı mübarizede de bu tehsil öne keçmelidir ve belelikle, iqtisadi rifah, inkişaf temin olunmalıdır. Eger bir toplum savadlıdırsa, maarifçidirse, ona düzgün tehsil verilibse, o, bölücülüye yol vermez, cemiyyetin sabitliyini, tehlükesizliyini önemli sayar".Enver Özeren qeyd edir ki, bu fikirler Türkiyede uzun müddet seslendi. Nehayet, Türqut Özalın özel tehsilin yaradılması ile bağlı çağırışından sonra bu yönümde konkret fealiyyete başlanıldı ve Fetullah Gülene bu işde teşebbüskar olmaqla bağlı resmi destek geldi: "Türkiyedeki fealiyyetimizin böyük uğurlarını biz indi her sahede görürük. Telebelerimiz bu gün dünyada baş veren iqtisadi-ticari-siyasi prosesleri derinden bilen, qloballaşma prosesinde dövletin inkişafını derinden qavrayan mütexessisdirler ve cemiyyetin bütün sahelerinde ölkesine, xalqına xeyir verir, Türkiyenin inkişafında önemli rol oynayırlar. Azerbaycandakı telebelerimizin ölkenizin heyatında daha intensiv iştirakı sabah daha aydın görünecek, onların dövletin ve milletin inkişafında tutduqları mövqe yüksek olacaq"."Çağ" Öyretim Şirketinin İdare Heyetinin sedri ile söhbetimiz onun kabinetinde davam edir. Çox nefis şekilde, yüksek çap texnologiyasına uyğun yenice neşr olunan "Heyder Eliyev ve "Çağ" Öyretim" kitabını qürur hissi ile vereqleyen Enver bey bildirir ki, kitabda şirketin inkişaf xronologiyası, tarixi faktlar, ulu önder Heyder Eliyevin ve Prezident İlham Eliyevin quruma daim gösterdikleri qayğı ve destek, onların ise Azerbaycana layiqli xidmetleri öz eksini tapıb: "Qazanılan nailiyyetler tebiidir. Bir binanın temeli möhkemdirse, onun uzunömürlülüyü ve semereliyi heç kesde şübhe doğura bilmez. "Çağ" Öyretimin temeli de sağlam eqideli insan terefinden qoyulmuşdur. Onun memarı da, temelini qoyan da, böyüdüb boya-başa çatdıran da Heyder Eliyev kimi dühadır, bu gün onu qayğı ile destekleyen Prezident İlham Eliyevdir, ilk günden bu günedek doğma övladı kimi bağrına basan ise Azerbaycan xalqıdır". Xatırladaq ki, Heyder Eliyev daim "Çağ" Öyretim Şirketinin mekteblerine güvenir, onları teqdir edir, nümune gösterirdi. Ulu önder 1997-ci ilde bu şirketin xeyirxahlarının Türkiyede tesis etdikleri "Fatih" universitetinin fexri doktoru adına layiq görülmüşdür.
Daim birinci
Bu tehsil müessiselerindeki sağlam ab-hava, düzgün ve meqsedyönlü pedoqoji yönüm, yalnız milletin geleceyini hedef seçen merama bağlılıq şirketin esas fealiyyet göstericisidir. Xarici sermayeçiler terefinden Azerbaycanda qurulmuş mehdud mesuliyyetli müessise olan şirketin strukturuna ümumtehsil merhelesinde Azerbaycan-Türkiye özel liseyleri; ali tehsile hazırlıq merhelesinde "Araz" kursları ve ali tehsil merhelesinde "Qafqaz" Universiteti daxildir. Ümumtehsil merhelesinde "Çağ" Öyretimin 10 liseyi (Bakı, Sumqayıt, Quba, Ağdaş, Eli Bayramlı, Gence, Lenkeran, Mingeçevir, Şeki), 1 gimnaziyası, 1 ibtidai mektebi ve 10 bölgede ali tehsile hazırlıq kursu fealiyyet gösterir. Liseyler bu gün Azerbaycan tehsilinin en nüfuzlu, sanballı mektebleri sırasında birinci olaraq, hem de milli elmimizin dünyada tebliğatçılarıdırlar. Tek bir faktı qeyd edek ki, son 13 il erzinde Dünya Bilik Olimpiadalarında (ABŞ, İspaniya, İtaliya, İngiltere, Almaniya, İndoneziya, Meksika ve diger dövletlerde) iştirak eden bu liseylerin şagirdleri 251 qızıl, gümüş, bürünc medallar qazanmışlar. Tebiet fenleri ingilis, esas tehsil ise Azerbaycan dilinde olan liseylerin maddi-texniki teminatı da ölke miqyasında benzersizdir. Müellimlerinin ekseriyyeti azerbaycanlı pedaqoqlardan ibaret olan mekteblerde şagirdlerin 99 faizinden çoxu dünyanın en tanınmış universitetlerine qebul olunurlar. ABŞ-ın Hyuston, Texas ve Viskonsin, M.Lomonosov adına MDU, Almaniya, İngiltere, İsveçre, Çin, Fransa, Türkiye, ümumiyyetle, 40-a yaxın dövletin 50-den artıq ali mektebinde tehsil alan mezunlar hem de Azerbaycanı, medeniyyetimizi, elmimizi layiqince temsil ve tebliğ edir, haqq sesimizi yayırlar. Bu mekteblerin 40-dan artıq mezunun Lomonosov adına Moskva Dövlet Universitetinde tehsil aldığı barede melumata ulu önder Heyder Eliyevin münasibeti bele olmuşdur: "Sovet dövründe biz ilde iki neferi Lomonosov adına Universitete tehsil almağa yola salanda, bununla fexr edirdik. Baxın, indi her il bu mektebden neçe nefer bu universitetde tehsil alır". Bir meqamı da vurğulayaq ki, şagirdlerin üçde ikisi yerli, üçde biri ise xarici universitetlere daxil olurlar. Hazırlıq kurslarındakı şagirdlerin ise 90 faizinden artığı telebe adını alır. Qebul imtahanlarında 600 baldan artıq toplayan ve Prezident teqaüdüne layiq görülenlerin 20 faizinden artığı mehz bu lisey ve kursları bitirenlerdir. Eyni zamanda, TQDK-nin apardığı tehlile göre, türk liseylerini bitiren şagirdler 2000-2006-cı iller üzre edebiyyat, riyaziyyat, ana dili, fizika, coğrafiya, türk dili, ingilis dili, kimya ve tarix fenn blokları üzre birinciler olmuşlar. Bu nailiyyet göstericileri cari ilde de davam etmişdir. Bu il qebul imtahanlarında "Araz" kurslarını ve Azerbaycan-Turkiye özel liseylerini bitiren 1378 nefer yüksek netice ile aparıcı ali mekteblere, onlardan 7 nefer ABŞ-ın, 9 nefer Rusiyanın, 266 nefer ise Avropa ve Türkiyenin nüfuzlu universitetlerine daxil olublar. Tehsil müessiselerini bitiren 16 nefer imtahanlarda gösterdiyi yüksek neticeye göre Prezident teqaüdüne layiq görülübler. Prezident İlham Eliyev de daim "Çağ" Öyretimin fealiyyetine böyük qiymet verib. "Men isterdim ki, Azerbaycanda bu tehsil müessiselerinin sayı çox olsun" - deyen ölke rehberi qeyd edib ki, "Men türk liseylerinin fealiyyetlerini çox yüksek qiymetlendirirem ve bunları quran, işleden insanlara öz minnetdarlığımı bildirmek isteyirem. Burada tehsil alan genclerimiz beynelxalq yarışlarda çox yüksek mükafatlar qazanırlar. Bu, bizi çox sevindirir ve onu gösterir ki, hemin liseyler Azerbaycanın geleceyi üçün gözel kadrlar yetişdirirler. Elbette ki, bir Prezident kimi men bu liseylerin öz fealiyyetlerini davam etdirmelerini ve daha da genişlendirmelerini isterdim".
Qafqazın "Harvard"ı
"Çağ" Öyretim Şirketinin fasilesiz tehsil kompleksinin en yüksek pillesi ise 1993-cü ilden fealiyyet gösteren "Qafqaz" Universitetidir. Ali tehsilde ilk defe kredit sistemini tetbiq eden bu ali mekteb hem elmi tedqiqatları, hem yüksek seviyyeli mütexessisler hazırlığında elde etdiyi keyfiyyete göre ardıcıl olaraq artıq bir neçe ildir ki, özel universitetler arasında en yüksek reytinq qazanır. Elametdar cehet odur ki, universiteti bitiren telebelerden 80 faizi artıq işle temin olunub, qalanları ise ölke daxilinde ve xaricinde magistratura ve doktorantura pillelerinde tehsillerini davam etdirirler.Cari ilin noyabrın 7-de Türkiye Respublikasının Prezidenti Abdullah Gül ve onu müşayiet eden nümayende heyetinin üzvleri "Qafqaz" Universitetinde olmuş, bu tehsil müessisesinin korpusunun temelinin qoyulması ve esas tedris korpusunun açılış merasiminde iştirak etmişler. Merasimde çıxış eden Prezident Abdullah Gül qeyd etmişdi ki, "Qafqaz" Universiteti Türkiye ve Azerbaycan arasındakı dostluq, qardaşlıq ve birliyin en bariz nümunesi, en parlaq simvoludur. "Türkiye ve Azerbaycan arasında tekce siyasi, herbi ve iqtisadi sahelerde deyil, tehsil sahesinde de böyük işler görülür. Onlardan biri de bu universitetdir. İnanıram ki, bu universitetin mezunları Azerbaycanın inkişafına destek verecek, ölkeye böyük xidmetler gösterecekler. Eyni zamanda, Türkiye ile Azerbaycan arasında gerçek emekdaşlığın ve dostluq körpülerinin temelleri olacaqlar. Bu universitetin Qafqazın en esas tehsil ocağına çevrileceyine inanıram". Abdullah Gül universitetin xatire defterine, "Burada gördüyüm medallar bir daha sübut edir ki, bu ali mekteb, sadece, Azerbaycanın deyil, bütün Qafqazın "Harvard"ı olacaq"- ürek sözlerini yazdı. "Çağ" Öyretim Azerbaycan dövletine ve xalqına xidmetini bundan sonra daha geniş miqyasda davam etdirmek meqsedile yeni layiheler üzerinde işleyir. İdare heyetinin sedri Enver Özeren xalqlarımızın en böyük milli servetinin Atatürkle Heyder Eliyevin şah eserleri olan müsteqil Türkiye ve Azerbaycan dövletleri olduğunu xatırladaraq bildirir ki, diger mühüm servetimiz ise bizim geleceyimiz olan gencler, onların intellektual seviyyesi, savadı ve peşe hazırlığıdır: "Apardığımız tehsilde en birinci niyyet odur ki, genclerimiz savadlı olmaqla ve dünya elmlerini derinden öyrenmekle yanaşı, hem de milli adet-enenelerine sahib çıxsınlar, keçmişlerini bilsinler ve bunu diger xarici ölkelerde yaysınlar. Her bir mezun öz dövletinin kiçik diasporu, layiqli temsilçisi olsun, xaricde diger milletlerin içinde erimesin, öz milli kimliyini qorusun. Yeni, şagirde riyaziyyatı, tarixi öyretmek o qeder de çetin deyil, ancaq onu tam ve kamil insan, cemiyyetine yararlı vetendaş kimi formalaşdırmaq asan başa gelmir. Azerbaycan dövletinin nezareti altında "Çağ" Öyretim Şirketi bele gencleri yetişdirmeyi meqsed seçib ve buna nail de olmuşuq. Bu gün bizim mezunlarımız yalnız peşekar mütexessisler, intellektual insanlar deyiller, onlar hem de yüksek vetenperverlik hissine, ölkesine ve xalqına böyük sevgiye malikdirler". Bu, heqiqeten de qelebedir - türk toplumunu böyük zeferlere aparan qelebelerden biri! Enver Özeren söhbetimizin sonunda bildirir ki, öten 15 il "Çağ" Öyretim üçün ulu önder Heyder Eliyevin etimadını sedaqetle doğrultmaq merhelesi oldu. Qarşıdakı zaman ise Prezident İlham Eliyevin desteyine layiq fealiyyet göstermek, onun türk xalqlarının bütünleşmesi ile bağlı çağırışına töhfe vermek dövrü olacaq.
İxtiyar HÜSEYNLİ,"Azerbaycan"

"Çağ" Azerbaycana xidmetini daha geniş miqyasda davam etdirecek"

ÖYRETİM İŞLETMELERİ ŞİRKETİ İDARE HEYETİNİN SEDRİ ENVER ÖZEREN: "BİZ AZERBAYCAN ÜÇÜN YALNIZ SAVADLI MÜTEXESSİSLER DEYİL, HEM DE ESL VETENDAŞLAR HAZIRLAYIRIQ"
"Çağ" Öyretim İşletmeleri Şirketi Azerbaycanda 1992-ci ilden etibaren fealiyyet gösterir. Hazırda Azerbaycanın ister orta, ister ali mekteblere hazırlıq, isterse de ali tehsil müessiseleri içerisinde bu şirkete mexsus mekteblerin xüsusi yeri var. "Çağ" Öyretim İşletmeleri İdare Heyetinin sedri Enver Özerenle şirketin fealiyyet istiqametleri ve gelecek planları barede etraflı melumat almaq, öyrendiklerimizi oxuculara çatdırmaq üçün görüşdük.

- XXI esrde türk xalqlarının en böyük silahı mükemmel intellekte, müasir elmlere, yüksek seviyyeli tehsile ve modern, sivil tefekkürlü genclere yiyelenmesidir. Elm, tehsil türk toplumlarının daim istinad nöqtesi olub. Türkler dünyaya yalnız qollarının gücü ile deyil, hem de zekalarının nuru ile özlerini tanıdıblar. Hele qedim zamanlarda - diger xalqların müqevvallara, heyvanlara secde etdiyi dönemlerde bele, türkler sağlam düşünceye sahib olub, monoteistliyi qebul edibler. Onlar tek olan yaradana inanıblar. "Güneş Şerqden doğur" - fikrinin daim aktuallığını saxlamasını zeruri eden amil mehz o dönemlerde türk zekasının astronomiyaya, riyaziyyata, felsefeye, kimyaya, poeziyaya yenilikler, keşfler, novator istiqametler ve cereyanlar getirmesi, bu elmleri esl inkişaf merhelesine aparması olub. Türk hara gedibse, oraya esaret yox, tam eksine, yüksek savad, tehsil aparıb, mektebler, kitabxanalar açdırıb, ona tabe olan xalqlara elm öyredib. Türkün böyüklüyü bundadır. Türk adı eslinde, hem de cehaletin, savadsızlığın düşmeni kimi çekilmelidir. Azerbaycanla Türkiye arasında uzun iller önce yaranan ve heç bir zaman qopmayacaq bağlar var. Azerbaycanı öz doğma vetenimiz hesab etdiyimizden şirketimizi de mehz burda yaratdıq. Azerbaycan ve Türkiyenin tehsil, elm sahesindeki mövcud elaqelerinin uğurundan danışarken, şübhesiz ki, ilkin teessürat mehz "Çağ" Öyretim Şirketinin tedris müessiselerile bağlı olur. 16 il önce ümummilli lider Heyder Eliyevin xeyir-duası ile Azerbaycanda fealiyyete başlayan bu mekteblerin indi ölkenin tehsil feallıqlarına çevrilmesi ve en nüfuzlu tehsil müessisesi adını daşıması özünü türk sayan her bir insanda haqlı qürur hissi doğurur. Şirketimiz xarici sermayeler terefinden Azerbaycanda qurulan mehdud mesuliyyetli müessisedir. Onun qurulmasında esas meqsed ise öz müqedderatını teyin etdikden, müsteqillik ve serbest bazar iqtisadiyyatı yolunu seçdikden sonra dünya tehsil sistemine inteqrasiya olmaqla özünün başlıca meqsedi seçen Azerbaycanın istedadlı yeniyetme ve genclerini müasir seviyyeli tehsille temin etmekdir. Fealiyyet sahesi tamamile tehsil ve terbiye işinden ibaret olan şirketin strukturuna ümumtehsil merhelesinde Azerbaycan-Türkiye özel liseyleri, ali tehsile hazırlıq merhelesinde "Araz" kursları, ali tehsil merhelesinde ise "Qafqaz" Universiteti daxildir. Hazırda "Çağ"ın Bakı, Sumqayıt, Quba, Ağdaş, Eli-Bayramlı, Gence, Lenkeran, Mingeçevirde 10 liseyi, 10 ali mekteblere hazırlıq kursu, 1 gimnaziya, 1 ibtidai mektebi ve 1 ali tehsil müessisesi fealiyyet gösterir. Bu tehsil müessiselerindeki sağlam ab-hava, düzgün ve meqsedyönlü pedaqoji iş çoxdan öz behresini vermekdedir. Şirkete mexsus tehsil müessiseleri Azerbaycan tehsilinin en nüfuzlu, sanballı mektebleri sırasında olmaqla, onların yetirmeleri hem de Azerbaycan elm ve tehsilinin dünyadakı tebliğatçısıdırlar. Tekce bir faktı qeyd edek ki, son 13 il erzinde dünya bilik olimpiadalarında iştirak eden bizim liseylerin şagirdleri 251 qızıl, gümüş ve bürünc medal qazanıblar. Şikretimizin liseylerinin maddi-texniki teminatı da ölke miqyasında benzersizdir. Müellimlerinin ekseriyyeti azerbaycanlı pedaqoqlardan ibaret olan mekteblerin mezunlarının tam ekseriyyeti en tanınmış universitetlere qebul edilib. ABŞ-ın, Hyuston, Texas ve Viskonsin universitetleri, Rusiyanın Lomonosov adına Moskva Dövlet Universiteti, Almaniya, İngiltere, İsveçre, Çin, Fransa, Türkiye, ümumiyyetle 40-a yaxın ölkenin 50-den artıq ali mektebinde tehsil alan mezunlarımız Azerbaycanın adını yükseklere qaldırır.
- Enver bey, şirketinizin Azerbaycanda fealiyyete başlaması ve öz ehate dairesini genişlendirmesi esasen hansı amillerin sayesinde mümkün oldu?
- Bu gün Türkiye ile Azerbaycan arasında esl qardaşlıq körpüsü rolu oynayan liseylerimize fealiyyet imkanını ümummilli lider Heyder Eliyev yaradıb. Biz onu şirketimizin fexri Baş Müellimi ve menevi memarı olaraq qebul etmişik. "Çağ" fealiyyeti daim Heyder Eliyev terefinden yüksek qiymetlendirilib. Bu gün çox sevinirik ki, şirketimiz o böyük insanın bize olan etimadını doğruldub. Ulu önder Heyder Eliyev uzaqgören siyasetçi idi. O her zaman "Tehsil milletin geleceyidir", "Tehsil ölkenin geleceyine qoyulan sermayedir" deyirdi. Azerbaycanda tehsil sahesinin bu seviyyede inkişaf etmesine göre de biz Heyder Eliyeve borcluyuq. Onun apardığı meqsedyönlü siyasen neticesinde ölkede tehsil sahesinin inkişafına xidmet eden proqramlar qebul edildi, dövlet terefinden bu saheye ayrılan xerclerin miqdarı artırıldı. Ümummilli lider öz desteyini, diqqetini "Çağ" Öyretim Şirketinden de esirgemedi, onun fealiyyetine yaşıl işıq yandırdı. Şirketi qurub inkişaf etdirmeyimiz üçün bize şerait yaratdı. Heç vaxt unutmaram, 2002-ci ilde İndoneziyada keçirilen beynelxalq fizika olimpiadasında şagirdlerimiz 3 qızıl ve 1 gümüş medal qazanaraq, 69 ölke arasında 3-cü yeri tutmuşdular. Heyder Eliyev bunu böyük qelebe adlandırıb şagirdlerimizi ürekden tebrik etmişdi. Heyder Eliyev terefinden temeli qoyulan bu eneneni prezident İlham Eliyev uğurla davam etdirir. Şirkete bu gün dövlet seviyyesinde qayğı var. Hörmetli prezident çıxışlarının birinde "Çağ" Öyretim Azerbaycanda çox böyük işler görür ve men bu fealiyyetden razıyam. Men Şirketin liseylerinin fealiyyetini de çox yüksek qiymetlendirirem. Burada tehsil alan gencler beynelxalq yarışlarda çox yüksek mükafatlar qazanırlar. Bu, bizi çox sevindirir ve onu gösterir ki, hemin liseyler Azerbaycanın geleceyi üçün çox gözel kadrlar yetişdirir" - sözlerini deyerek, işimize böyük qiymet verib.
- Liseylerinizde ingilis diline xüsusi önem verilmesi ne ile bağlıdı?
- Çox dil bilmek daim üstün cehet sayılıb. Biz de çalışırıq ki, yetişdirdiyimiz mezunlar daha çox dil bilsinler ve gelecekde Azerbaycanı beynelxalq miqyasda rahat temsil ede bilsinler. Ona göre de biz şagirdlerimizin xarici dillere yiyelenmesi meselesine xüsusi ehemiyyet veririk. Amma bir meqamı hemişe önde tuturuq: şagirdlerimiz birinci növbede Azerbaycanı, öz dillerini, öz xalqını, milletini, bayrağını, dövletini sevmelidirler. Çalışırıq ki, şagirdlerimiz savadlı olmaqla yanaşı, hem de milli adet-enenelere sahib çıxsınlar, keçmişlerini bilsinler. Şagirdlere bu ve ya diger fenni öyretmekle kifayetlenmirik, onları cemiyyete daha yararlı, vetenperver bir insan kimi formalaşdırmağa cehd edirik. Liseylerimizin demek olar ki, hamısında Azerbaycanın himni şagirdler terefinden ifa edildikden sonra dersler başlanılır.
- "Çağ" müntezem olaraq ölkede bir sıra möteber bilik yarışları teşkil edir. Beynelxalq Etraf Mühitin Mühafizesi Layihesi üzre artıq ikinci Olimpiadanı keçirdiniz. Niye mehz ekologiya ile bağlı yarışmaya üstünlük verirsiniz?
- Qafqazın parlayan ulduzu Azerbaycanda artıq neçe illerdir ki, dövlet ve qeyri-dövlet seviyyelerinde bir sıra beynelxalq tedbirler keçirilir. Biz tehsil sahesinde müxtelif mövzularda tedbirlere önem vermekle Azerbaycan heqiqetlerini dünyanın elm, siyaset xadimlerine çatdırmağı qarşımıza meqsed qoyub işe başlamışıq. Biz bütün saheler üzre tedbirler teşkil edirik. Şirket terefinden bir müddet önce "Ferqli medeniyyetlerin qovşağı - Azerbaycan" ve "Kabitef" adlı sergiler keçirilib. Artıq ikinci ildir ki, Beynelxalq Etraf Mühitin Mühafizesi Layihesi üzre Olimpiada keçiririk. Mehz bele bir yarışmaya önem vermeyimiz de sebebsiz deyil. Azerbaycan neft ölkesidir. Bele ölkelerde neftle bağlı bezi fesadların yaşanması tebiidir. Şagirdlerimizin bu sahe üzre çalışmaları Dövlet Neft Şirketi terefinden maraqla qarşılandı ve bu qurum bizi destekledi. Biz de yaradılmış bu imkanlardan maksimum faydalanmağa çalışırıq. Teşkil edilen olimpiada tehsil ve ekologiya sahelerine öz töhfesini vermekle yanaşı, Azerbaycanın tanıdılmasında da mühüm rol oynayır. Biz olimpiada iştirakçılarını Bakının tarixi yerlerine aparmaqla, onlara qedim Azerbaycan haqqında melumatlar vermekle, Qarabağla bağlı heqiqetleri ortaya qoymaqla, son illerde ölkenin qarşılaşdığı problemlerden, qazandığı uğurlardan danışmaqla ölke reallıqlarının tebliğine çalışırıq. Bu menada keçirilen olimpiadalara qatılan mekteblilerin Azerbaycan barede tam melumat almalarına yardımçı oluruq. Bura teşrif buyuranlar bütün bunları öz gözleri ile görenden sonra onlarda Azerbaycana qarşı reğbet defelerle artır. Bu yarışmaya indi 30-dan çox ölke qoşulub. Öten il ise onların sayı 17 idi. Növbeti illerde yarışmaya qoşulacaq ölkelerin sayını artırmağı düşünürük. Unutmayaq ki, bu gün parta arxasında oturan bacarıqlı şagirdler sabah öz ölkelerini beynelxalq alemde temsil edecekler. Bu menada indiden onlarla elaqe qurmaq sabahımızın daha möhkem temeli ola biler.
- Ölkemizde daha hansı saheler ve yaxud fenler üzre olimpiadalar keçirmek niyyetindesiniz?
- Bele möteber yarışlar teşkil etmek xeyli vaxt ve uzun araşdırmalar teleb edir. Eyni zamanda, bezi ölkeler artıq müxtelif fenn olimpiadaları üzre ixtisaslaşıblar, bele demek mümkünse, bezi fenleri özününküleşdiribler. Bu menada bizim birden-bire bele yarışları teşkil etmeyimiz istenilen effekti vermeye biler. Ele bu kimi sebeblerden de helelik gerçekleşdirmek istediyimiz ele bir layihe yoxdur. Odur ki, biz ekologiya ile bağlı olimpiadanı ilden-ile cilalamaq, daha seviyyeli bir bilik yarışması ortaya qoymaq niyyetindeyik. Zenn edirem ki, yaxın illerde Azerbaycan ekologiya olimpiadaların vetenine çevrilecek. Bir faktı da qeyd edim ki, bu gün Türkiye ve Azerbaycandan başqa heç bir ölkede bele olimpiadalar keçirilmir.
- Şirketiniz her zaman beynelxalq yarışları bir sıra nazirliklerle birge gerçekleşdirir. Bu yarışların teşkilinde Tehsil Nazirliyi size destek olurmu?
- Heyata keçirdiyimiz bilik yarışlarının meqsedyönlü şekilde heyata keçirilmesinde Tehsil Nazirliyi hemişe bize yardım gösterib. Hemçinin bu istiqametde Azerbaycanda tehsile xüsusi qayğı ile yanaşan Heyder Eliyev Fondu ile emekdaşlıqdan da behrelenirik. Tebii ki, daha seviyyeli olimpiada teşkil etmek böyük vesait isteyir. Bu baxımdan Dövlet Neft Şirketinin "Çağ"a yardımı danılmazdır. Onu da deyim ki, TİKA kimi qurumlar da bizden öz kömeyini esirgemeyib. İşlerimiz bezi nazirliklerin heyata keçirdiyi layihelerle üst-üste düşdüyünden onların da tecrübelerinden behrelenirik.
- "Çağ"ın terkibinde fealiyyet gösteren "Araz" ali tehsile hazırlıq kurslarına geden abituriyentlerin esasen neçe faizi qebul imtahanları zamanı istenilen neticeni gösterir?
- Şirketimiz Azerbaycanda resmi olaraq liseylerle fealiyyete başlasa da, onların temelinde hazırlıq kursları durur. İlk adı Hacı Zeynalabdın Tağıyev adına kurs, daha sonra "Ziya" ali tehsile hazırlıq kursu ve nehayet, sonda adı "Araz" kursları kimi qalıb. Azerbaycanın ali mekteblerine qebul sistemi klassik üsuldan yeni, müasir test üsuluna keçmişdi, lakin bu sahede tecrübe kifayet qeder deyildi. Şirketimiz mehz bu boşluğu az da olsa doldurmaq, Türkiyede qazanılan tecrübenin Azerbaycanda da tetbiq olunmasına kömek meqsedile ali tehsile hazırlıq kursları açdı. Özünün ilk müdavimlerinin qebul imtahanlarında gösterdikleri böyük müveffeqiyyetden sonra "Araz" kursları diqqeti celb etmeye başladı. İlbeil qazanılan nailiyyetler, qebul imtahanlarında 600-den yuxarı bal toplayanlar arasında "Araz"ın mezunlarının xüsusi çekisinin ağırlığı, hetta 650-den yüksek bal toplayanlar arasında bu kursların mezunlarının üstünlük teşkil etmesi kursun mövqeyini daha da möhkemlendirdi. Hazırda "Araz" kurslarının müsteqil kollegial, idareetme orqanları, metodiki yardım vasiteleri, tehlil ve deyerlendirme vasiteleri var. "Araz" kurslarının hamısı "İSO 9000:2001" Beynelxalq Keyfiyyet Sertifikatı alıb. Hazırda "Araz kursları yayınları" adı altında müxtelif mövzuların etraflı şerhi ve çoxlu sayda testden ibaret olan ayrı-ayrı fenler üzre hazırlıq vasiteleri ve test kitabçaları neşr edilir. Baş idare terkibinde 10 ali tehsile hazırlıq kursunu birleşdirir. Bunlar Bakı, Xetai, Gence, Mingeçevir, Sumqayıt, Şamaxı, Şirvan, Şeki, Lenkeran, Zaqatala hazırlıq kurslarıdır. Şagirdleri Azerbaycan universitetlerine qebula hazırlamaqla yanaşı, Türkiyede ali tehsil almaq isteyenler üçün TCS ve YÖS proqramları üzre de kurslar teşkil edirik. Ayrıca kompyuter ve xarici dil kursları da fealiyyet gösterir. Bakı şeherinden kenarda fealiyyet gösteren kurslarımızda ehtiyacı olan şagirdler yataqxana ile temin olunur. Dersler Telebe Qebulu üzre Dövlet Komissiyasının tertib etdiyi proqramlar üzre aparılır. İl erzinde telebeler bir neçe defe test sınaq imtahanları ile yoxlanılır. Kurslarımızın şagirdlerinin 90 faizden çoxu universitetlere qebul imtahanlarında müveffeqiyyet qazanaraq arzu etdikleri ali tehsil müessiselerine qebul olunurlar.
- Enver bey, "Çağ"ın nezdinde olan ve ali tehsil müessiseleri sırasında öz yerini tutmuş Qafqaz Universiteti barede daha etraflı melumat vermeyinizi isterdik.
- Qafqaz Universiteti 1993-cü ilde Azerbaycanın Ali Ekspert Komissiyasının qerarı ile fealiyyete başlayıb. Nazirler Kabinetinin 1995-ci il 11 sentyabr qerarı ile qeydiyyatdan keçib. Universitete 2001-ci ilden etibaren pilot ali tehsil müessisesi statusu verilib. Türkiye ve Azerbaycanın elmi-texniki ve pedaqoji potensialını birleşdirerek yüksek seviyyede ixtisas, xarici dil ve kompyuter biliklerine yiyelenen mütexessisler hazırlamağı en başlıca meqsed kimi qarşıya qoymuşuq. Ali tehsil müessisesinde Amerika ve Avropada geniş istifade olunan kredit sistemi tetbiq olunur. Tedris dili Azerbaycan dili olmaqla bezi fenler türk ve ingilis dillerinde tedris edilir. Birinci kursda telebelere ingilis ve türk dilleri xüsusi proqramlar esasında öyredilir. Tehsil müessisesinde 4 fakültede 21 ixtisas üzre bakalavr hazırlanır. Mühendislik, iqtisadiyyat ve idareetme, hüquq, filologiya, avtomatlaşdırılmış sistemlerin ve hesablama texnikasının proqram teminatı hesablama maşınları, kompleksleri, riyaziyyat, beynelxalq münasibetler ve diger ixtisaslar üzre mütexessis yetişdirilir. Universitetde beş ixtisas üzre magistratura pillesi ve dil merkezi fealiyyet gösterir ve dünyanın en müxtelif tehsil ocaqları ile sıx elaqeler qurulub, burada vaxtaşırı olaraq beynelxalq konfrans ve simpoziumlar teşkil edilir. Universitetin müellim ve telebeleri xarici ölkelerin elm, tehsil ocaqlarına tecrübe mübadilesine ve ya tehsillerini davam etdirmeye gönderilirler.
- Şirket terefinden heyata keçirilmesi nezerde tutulan ne kimi işler, hansı planlar var?
- "Çağ" Öyretim İşletmeleri Şirketi Azerbaycan dövletine ve xalqına xidmetini bundan sonra daha geniş miqyasda davam etdirecek. Bu meqsedle yeni layiheler üzerinde işleyirik. Xalqlarımızın en böyük milli serveti Atatürkle Heyder Eliyevin şah eserleri olan müsteqil Türkiye ve Azerbaycan dövletidir. Diger mühüm servetimiz ise bizim geleceyimiz olan gencler, onların intellektual seviyyesi, savadı ve peşe hazırlığıdır. Apardığımız tehsil prosesinde en birinci niyyet odur ki, genclerimiz savadlı olmaqla, dünya elmlerini derinden öyrenmekle yanaşı, hem de milli adet-enenelerine sahib çıxsınlar, keçmişlerini bilsinler, öz ölkelerini xaricde tanıtsınlar. Şagirde riyaziyyatı, tarixi öyrenmek o qeder de çetin deyil, ancaq onu tam ve kamil insan, cemiyyetine yararlı vetendaş kimi formalaşdırmaq asan başa gelmir. Azerbaycan dövletinin diqqet ve qayğısı altında "Çağ" Öyretim Şirketi bele gencleri yetişdirmeyi özüne meqsed seçib ve buna müeyyen qeder nail olmuşuq. Biz Azerbaycan üçün yalnız savadlı mütexessisler, intellektual insanlar deyil, hem de yüksek vetenperverlik hissi, ölkesine ve xalqına böyük sevgisi olan şexsler, esl vetendaşlar hazırlayırıq. Gelecekde bu istiqametde qarşıya qoyduğumuz meqsedlere xidmet eden yeni işler, beynelxalq miqyaslı tedbirler keçirmeyi planlaşdırırıq.

Sevinc QARAYEVA
525 – ci
04 Noyabr 2008-cı il N 152(2259)

Bir fedakarlık öyküsü: Guba'da dombiklerde eğitim

"Azerbaycan'ın kuzeyinde Guba kasabasında ilk kurulan okul; büyük tahta kutuları (dombik-konteyner) dersane yaparak başlamıştı. Öğretmenler kışın üst üste giydikleri paltolar içinde ders vermiş, aynı şekilde giyinmiş öğrencilerde ders dinlemişler. Kendi insanının bu kadar idealist olmasını görmek cidden büyük bir iftihar vesilesidir."
Prof.Dr. Kemal KARPAT
"Yurtdışındaki Türk Okullarının değeri" "Barış Köprüleri, Diyolağa açılan Türk Okulları", Da Yayıncılık, 2005, İstanbul, s.63

4 Kasım 2008 Salı

Matbuattan...