31 Mayıs 2010 Pazartesi

Qafqaz Universitetinin tələbələri İNFORMATİKA fənni üzrə Respublika İkincisi

Azərbaycan Respublikası Təhsil Nazirliyinin

29.05.2010 tarixində

Azərbaycan Texniki Universitetində

təşkil etdiyi

“Ali məktəb tələbələrinin XV fənn olimpiadası”nda

Qafqaz Universitetinin tələbələri

İNFORMATİKA fənni üzrə

Kamran Məhərov (Kompüter Mühəndisliyi Bölməsi)

Respublika İkincisi olmuş

Rauf Ağayev (Kompüter Mühəndisliyi Bölməsi)

Əsgər Cavadov (Sənaye Mühəndisliyi Bölməsi)

Həfəsləndirici Diploma layiq görülmüşlər

QEYD: Müsabiqədə 21 Universitetdən 79 tələbə iştirak etmişdir.

1. Azərbaycan Dövlət Aqrar Universiteti

2. Azərbaycan Dövlət Neft Akademiyası

3. Azərbaycan Əmək və Sosial Münasibətlər Akademiyası

4. Azərbaycan Memarlıq Universiteti

5. Azərbaycan Müəllimlər İnstitutu Mingəçevir filialı

6. Azərbaycan Müəllimlər İnstitutu Sumqayıt filialı

7. Azərbaycan Pedaqoji Universiteti

8. Azərbaycan Texniki Universiteti

9. Azərbaycan Tibb Universiteti

10. Bakı Biznes Universiteti

11. Bakı Dövlət Universiteti

12. Bakı Qızlar Universiteti

13. Gəncə Dövlət Universiteti

14. Heydər Əliyev adına Azərbaycan Ali Hərbi Məktəbi

15. Qafqaz Universiteti

16. Qərb Universiteti

17. Milli Aviasiya Akademiyası

18. Mingəçevir Pedaqoji Universiteti

19. Moskva Dövlət Universiteti Bakı filialı

20. Naxçıvan Dövlət Universiteti

21. Odlar Yurdu Universiteti

1.Avrasya İpek Yolu Üniversiteleri Toplantısı

Atatürk Üniversitesi'nce organize edilen; 17 Türk üniversitesinin yanı sıra 17 Ülkeden 53 rektör ve rektör yardımcısının katıldığı 1.Avrasya İpek Yolu Üniversiteleri Toplantısı sona erdi.
Qafqaz Universitesi Rektoru Prof.Dr. Ahmet Sanic`te toplantiya katilan rektorler arasindaydi.
17 Türk üniversitesinin yanı sıra 17 Ülkeden 53 rektör ve rektör yardımcısının katıldığı "Birinci Avrasya İpek Yolu Üniversiteleri Toplantısı"nda, üç gün boyunca, konuşmacılar, 30 bildiri sundu. Rektörler, kendi üniversitelerinin ve sahip oldukları potansiyellerin tanıtımını yaptı. Yükseköğretimdeki gelişmeleri, dünyadaki kamu ve özel sektör üniversitelerinin durumunu ele alarak önemli tespitlerde bulundular.

Toplantıdan sonra Atatürk Üniversitesi Yemen, Fransa, Pakistan, Kırgızistan, Malezya, Gürcistan, Bangladeş, Bosna Hersek ve Kazakistan'la işbirliği protokolleri imzaladı.

Toplantının başarıyla gerçekleştirildiği vurgusu yapılan Avrasya İpek Yolu Üniversiteleri Toplantısı sonuç bildirisinde ise şu kararlar yer aldı:

"Avrasya İpek Yolu Üniversiteleri Toplantısı" devam edecek. Katılımcı ülkeler arasında stratejik ortaklık kuruldu. Atatürk Üniversitesi'nin ikinci toplantıya da ev sahipliği yapacak. Bir konsorsiyum (Üniversiteler işbirliği) kurulacak. Katılımcı kuruluşlar konsorsiyumun kurucu üyesi sıfatı taşıyacak. Üyelik diğer kuruluşlara açık olacak. Eğitim araştırma ağı üzerinden bir "Bilgi Teknolojisi" şekillendirilecek. Ortak fon oluşturulacak. Diyalog, ortak araştırma-geliştirme ve yenilikler, akademik işbirliği konularında çalışmalar yapılacak. Avrasya İpek Yolu Üniversiteleri Toplantısı (ESRUC)'un bir Yürütme Kurulu oluşturulacak. Ayrıca her üye kuruluş bir alt ofise sahip olacak.

Atatürk Üniversitesi'nin ev sahipliği yaptığı "Avrasya İpek Yolu Üniversiteleri Toplantısı"nın ilki

Atatürk Üniversitesi Kültür ve Gösteri Merkezi'nde 70 akademisyenin katılımıyla gerçekleştirilen dev organizasyonun açılışına Sağlık Bakanı Prof. Dr. Recep Akdağ, Devlet Bakanı Hayati Yazıcı, YÖK Denetleme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Muhittin Şimşek de katılarak birer konuşma yaptı.

Onur Kurulu Başkanlığını YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan ve Atatürk Üniversitesi Rektöre Prof. Dr. Hikmet Koçak'ın yaptığı "Avrasya İpek Yolu Üniversiteleri Toplantısı" organizasyonunu Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Sebahattin Tüzemen'in Başkanlığı'ndaki kalabalık bir heyet gerçekleştirdi.

YÖK, TİKA ve Tanıtma Fonu gibi çeşitli kuruluşların destek verdiği, Erzurum Valisi Sebahattin Öztürk, Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Küçükler, Yargı mensupları, Erzurum Milletvekili Prof. Dr. Muzaffer Gülyurt, Rektör Yardımcıları, dekanlar, öğretim elamanları ve çok sayıda davetlinin katıldığı toplantının açılışında Güzel Sanatlar Fakültesi Öğretim Üyeleri Prof. Dr. Naile Tağıkızı Mırzazade ile Prof. Dr. H. Hagigat Muharremova tarafından klasik müzik resitali verildi.

Açılış konuşmalarının ardından konuklar Atatürk Üniversitesi Botanik Bahçesinde hatıra ağacı dikti. Katılımcılar, ayrıca, Atatürk Üniversitesi Galeri Merkezi'nde 9 ülkeden gelen ünlü ressamlar tarafından hazırlanan resim sergisiyle Güzel Sanatlar Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Küçüköner tarafından katılımcı rektörler için özel olarak tasarlanan "İpek yolu" konulu "Ex Libris Sergisi"nin açılışını da yaptı. Palandöken Kayak Merkezini gezen rektörlere Atatürk Üniversitesi Bindallı Halk Dansları ve Hareket Topluluğu bir de gösteri sundu. Otantik özellikteki Erzurum Evleri'nde yemek yiyen ve şehri gezen rektörler, programın son gününde, Tortum Şelalesi ve yöredeki bazı tarihi ve turistik mekânları da gezdikten sonra ülkemizden ayrıldı.

SUNULAN BİLDİRİLER

Prof. Dr. Yunus Söylet ve Prof. Dr. Cafer Özkul'un oturum başkanlığını yaptığı ilk toplantıya, Prof. Dr. Arif Adalı, "TÜBİTAK ve AR-GE", Prof. Dr. Muhtar Ahmed, "Akademik İşbirliği: Yükseköğretimde Sinerji Oluşturmak"; Prof. Dr. Alebbandro Martin, "Padova Üniversitesi'nde yeni yaklaşımlar ve İşbirliği Arayışları"; Prof. Dr. Ferhad Rehber, "Üniversite ve İnsan Kaynakları: Sürdürülebilir Kalkınmanın Motoru"; Prof. Dr. Cafer Caferov, "Azerbaycan'da Ali Tahsil ve Bolonya Süreci" konularında bildiri sundu.

Prof. Dr. Muhittin Şimşek ve Prof. Dr. M. Niyazi Eruslu'nun başkanlık yaptığı ikinci oturumda "Üniversite Kalite Güvencesi" konusunda Prof. Dr. Pirzade Kasım Rıza Sıddıkî, Prof. Dr. Tina Gelashvılı ve Prof. Dr. Md. Abdul Aziz birer konuşma yaptı.

Prof. Dr. Turan Okumuşoğlu, Prof. Dr. Kazbek Aldamzharova'nın başkanlık yaptığı oturuma, Prof. Dr. Muhammed Masum Yasınzaı "Gelişmekte olan bir ülkenin bakış açısından Yükseköğretim reformları", Prof. Ahmet Çetin Can "Uluslararası Karadeniz Üniversitesi'nin Gürcistan ve Türkiye İlişkilerine Etkisi", Prof. Ali Shamsher "Üniversiteler, Sanayi ve Hükümet Arasındaki Üç Taraflı Etkileşim" konularında bildiri sundu.

Prof. Dr. İ.Hakkı Yılmaz, Prof. Dr. Almazbek Akmatalıev'in oturum başkanlığı yaptığı toplantıya, Prof. Irine Darchıa, "Ivane Javakhishvili Tiflis Devlet Üniversitesinde Yenilikçi Eğitim ve Perspektifler" konulu bir bildiri sundu.

Prof. Dr. Enver Duran, Prof. Dr. Muhammed Masum Yazınsaı'nın oturum başkanlığı yaptığı toplantıya, Prof. Fatmir Memaj "Yeni Yüzyılda Yükseköğretimin İşbirliği Sorunları", Prof. Dr. Nihal Şakır ,"Yükseköğretimde İşbirlikçi Öğrenim", Hayati Yıldırım "Yükseköğretimde Kalite Güvencesiyle Sorumluluk Politikasının İlişkisi" konularında konuştu.

Prof. Dr. Ahmet Saniç, Prof. Dr. A. Faris İsmail'in başkanlığını yaptığı toplantıya, Prof. Fuat Kasım Muhammed ve Prof. Dr. Saule Aıdosova, "Toplum Hizmetlerine Hitaben Üniversite İşbirlikleri" konusunda bildiri sundu.

Prof. Dr. İlyas Dökmetaş ve Prof. Dr. Hamit Muhammed Aklan'ın oturum başkanlığı yaptığı toplantıya

Prof. Dr. Cafer Özkul "Fransız Yükseköğretimi: Üniversiteler Arasında Daha Etkili Bir İşbirliği İçin Bologna Süreci ve Yeni Reformlarla İlgili Yeni Gelişmeler", Prof. Hasan Kaplan "Bugünün Üniversitelerinden Beklentiler" Prof. Dr. Ahmad Faris İsmail "Uluslararası Malezya İslam Üniversitesi'nde Araştırma ve Yenilikçi İşbirliklerini Geliştirmek İçin Yeni Girişimler" konusunda bildiri sundu.

Prof. Dr. Seyyid Muhammed Tagi Alevi, Prof. Dr. Pirzade Kasım Rıza Sıddıkî'nin başkanlığını yaptığı oturumda Prof. Dr. Roin Kavrelıshvılı "Kalite Güvencesi", Dr. Derya Tellan "Yükseköğretimde Eğitimsel Teknoloji Stratejilerinin Kıyaslanması", Çağlar Güllüce "Yükseköğretimde İyi Yönetişim", Dr. Selçuk Karaman "E-Öğrenme Yoluyla Uluslararası İşbirliği Fırsatları: Atatürk Üniversitesinde Uygulamalar" konularında konuştu.

Prof. Dr. Sebahattin Tüzemen, Prof. Dr. Cafer Özkul, Prof. Dr. Pirzade Kasım Rıza Sıddıkî, Prof. Dr. Kemalettin Özdemir ve Prof. Dr. Askarbek Dzhylkıchıev'in katıldığı son oturumda ise toplantının değerlendirilmesi yapıldı.

Tespitler öneriler

2007 itibariyle dünyada 156 milyon yüksek eğitim öğrencisi bulunuyor. Tüm dünyada yüksek öğretime olan talep artıyor. Küreselleşme devam edecek. Dünyada hızlı bir gelişim bekleniyor. Dünya Üniversitelerinde 2.5 milyon yabancı öğrenci eğitim görüyor. Yakın bir dönem için bu rakamın 4 milyona, takip eden dönemde ise 7 milyona ulaşması öngörülüyor.

Kamu Üniversiteleri artık uluslararası talebe cevap verecek durumda değil. Bu nedenle özel üniversitelerin sayısı artmaya devam edecek. İyi bir diplomaya sahip öğrenci dünyanın her yerinde geçerli bir pasaporta kavuşmuş olacak. Bunu sağlayan üniversiteler ise öne çıkmaya devam edecek.

Tarihin hiçbir döneminde hükümetler yükseköğretime ve araştırmaya bugün olduğu kadar bir kaynak ayırmadı. Üniversiteler, kaynaklarını iyi kullanmalı ve UNESCO standardını sağlayarak kalite güvencesine sahip olmalı.

Üniversiteler birbirine güvenmeli. İşbirliğini öğrenmeliler. Kalabalık sınıflarda, amfilerde yürütülen klasik öğrenme metotları sorgulanmalı. Tek başına ya da büyük gruplar halinde yapılan eğitim küçük gruplar halinde yapılan eğitime göre başarısızdır. İkili, üçlü gruplar halinde yürütülen eğitim süreçlerinde öğrencilerin öğrenme ve sosyalleşme başarısı çok yüksektir.

Üniversitelerde eğitim materyalleri ve akademisyenlerin eğitime katkısı da çok önemli hale geldi. Başarılı üniversiteler eğitimlerini geliştirmeleri ve kendilerini yenilemeleri için akademisyenlerini dışarıya gönderiyor.

E- teknoloji, e- eğitim, uzaktan eğitim yeni olguları olarak gelişmeye devam ediyor. Eğitimde internetin rolü artıyor.

Üniversitelerde hesap verme önemli bir kriter kabul ediliyor artık. Sorumluluk hesap vermekle birlikte algılanıyor. Hesap vermek yönetişimin yarısıdır. Son 20 yılda OECD ülkelerinde kalite güvencesi arttı. Gelecekteki A sınıfı üniversitelerde hesap verme eğitimin merkezine yerleşecek.

Üniversiteler; misyon, vizyon, politikalar ve stratejilere sahip olmalıdırlar. Hedeflerini gerçekleştirirken siyasi müdahale olmadan çalışa bilmeli ve işbirliği yapabilmeliler. Ticari üniversiteler kaliteli eğitimin önünde bir engel teşkil ediyor. Ticari üniversiteler daha yüksek sesle sorgulanmalıdır. Akredite olmak kaliteli üniversitenin göstergesi kabul edilmelidir. A sınıfı üniversiteler yerel, ulusal, uluslar arası ilişkiler sahiptir. Üniversiteler öğrencilerini müşteri olarak görmemeli, öğrenciler bir ürün, bir paydaştır.

Bilginin her gün arttığı bir dönemdeyiz. Üniversiteler ders programlarını sürekli gözden geçirilmeliler. Ders programları ortak akılla oluşturulmalı. Lüzumsuz dersler katiyen açılmamalı.

Üniversiteler mezunlarını 5 yıl sonra takip ederek başarılarını veya başarısızlıklarını kendileri noktasında değerlendirmelidir. Üniversite yönetimleri bilgi iletişim sistemine uygun hale gelmeli ve öyle çalışmalıdır. Bilim adamlarının yalnız çalışmaları devri sona ermiştir, 'yalnız çalışan sadece toplar, ekiple çalışan ise çarpar'; 'Hiç birimiz, hepimiz kadar akıllı değiliz.'

Üniversiteler bilim ve teknoloji üreten formlara sahip olmalıdır. Üniversiteler, "Araştırma Üniversiteleri" haline gelmeye çalışmalıdır. Değişim dünyanın her yerinde devam ediyor. Dünya da üniversite kavramı değişiyor. Üniversiteler artık topluma daha yakındırlar. Üniversitelerde kaynak yaratma ve kaynağı yönetme öne geçmiş durumdadır.

Üniversiteler arasında yapılan anlaşmalar, sonuç vermeli, temas korunmalı. Üniversiteler bilim aktaran değil bilim üreten yerler olmalı. Avrasya üniversiteleri olarak ortak yatırımlar ve projeler yapılmalı; devir, grup çalışması devridir.

Tüm dünyada öğretmenlerin ve akademisyenlerin eğitimi gittikçe önemli hale geliyor. Öğrenci motivasyonu üniversitelerde başarıyı getiriyor. Hedefsiz bir şekilde üniversiteye gelen öğrencilerin hedefsiz şekilde topluma döndükleri ve başarısız oldukları gözlenmektedir. Öğrenci erken yaşlarda isteklendirme kazanmaya başlamalı.

Toplantı sonunda yapılan değerlendirme oturumunda konuşan organizasyon komitesi başkanı Prof. Dr. Sabahattin Tüzemen, üç gün boyunca devam eden toplantılarda, tarihi ipek yolu üzerindeki Asya, Afrika ve Avrupa kıtalarından katılan rektörlerin 30 sunum gerçekleştirdiğini ve üniversite eğitimiyle ilgili çok önemli değerlendirmelerde bulunduklarını belirterek teşekkür etti.

"Tarihi İpek Yolu bu toplantımızla birlikte post modern ipeksi bir yol olmuştur" diyen Tüzemen, başlatılan stratejik ortaklığın kurumsal bir yapı içerisinde devam ettirileceğini ve bundan katılımcı üniversitelerin her birinin yararlanacağını anlattı.

- PROF. DR. KOÇAK: "ÇOK ZAMANDIR İPEK YOLUNUN ÜZERİ TOZLANMIŞTI"

Oturumun kapanış konuşmasını yapan Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hikmet Koçak toplantıya katılan üniversite rektörlerine teşekkür etti ve memnuniyetini dile getirdi.

Tarihi İpek Yolu hakkında herkesin bilgi sahibi olduğunu hatırlatan Koçak, "Bildiğiniz gibi İpek Yolu sadece bir ticaret yolu değildi, aynı zamanda sanatı, bilgiyi, örf ve adetleri de ülkelerden ülkelere, kıtalardan kıtalara taşıyan bir özelliğe sahipti," dedi.

"Çok zamandır İpek Yolunun üzeri tozlanmıştı" diyen Koçak, sahip olduğu yüksek ticaret, medreseleri, bilgi ve kültüre merkezlik etmesiyle ünlü Erzurum'dan yapılan toplantıyla tarihi ipek yolunu tuzunun üzerinden atılmaya başlandığını ve yolun yeniden parlamaya başladığını söyledi.

"Tarihi İpek yolunun önemli şehri Erzurum bugün de ülkemizin önemli şehirlerinden biridir. İstanbul, Ankara ve İzmir'den sonra Anadolu'da ilk üniversite Erzurum'da kurulmuştur," diyen Koçak, konuşmasını şöyle tamamladı:

"Atatürk Üniversitesi önemli bir misyona sahiptir. Yüzünü Kafkasya, Balkanlar, Uzak doğu ve Orta doğu'ya çevirmiş durumdadır. Bu toplantı misyonunun bir parçasıdır. Türkiye'yle birlikte 17 ülkeden çok sayıda birikimi olan insan Atatürk Üniversitesi'nde bir araya gelerek tarihi ipek yolunu yeniden canlandırdık. Bunu birlikte başardık. Avraysa İpek Yolu Üniversiteleri Toplantısı'nın beklenen bir toplantı olduğunu gördük. Sorumluluk aldık. Toplantıyı daha geniş bir katılımla tekrarlayacağız. Atatürk Üniversitesi web sitesinden vereceğimiz bir linkle bu toplantının yazılı ve görsel bütün dokümanını yayınlayacağız. Ayrıca sunulan bildiriler kitap olarak yayınlanacak." başarıyla gerçekleştirildi. 28-31 Mayıs tarihleri arasında yapılan toplantıya 17 ülkeden 53 rektör ve rektör yardımcısı katıldı. 17 Türk üniversitesi rektörü de toplantıda hazır bulundu.

Kaynak: İhlas Haber  Ajansı

http://www.birincikuvvet.com/Yerel-Haber/189579-1.avrasya-Ipek-Yolu-Universiteleri-Toplantisi-Sona-Erdi.html

25 Mayıs 2010 Salı

8.Uluslararası Türkçe olimpiyatları tanıtım filmi

8. Uluslararası Türkçe Olimpiyatları'na bu yıl ilk kez katılan Galler, Danimarka-Grönland, İspanya, Lüksemburg, Venezüella ile olimpiyatlara katılan ülke sayısı 120'ye ulaştı. Bu yıl olimpiyatlarda toplamda 750 öğrenci yarışacak. Bu 750 öğrenci yaklaşık 10 bin öğrenci arasından seçilerek belirlendi.
Türkçe Öğretimi Derneği (Türkçe Der) tarafından 26 Mayıs -10 Haziran tarihleri arasında 8.'si düzenlenecek

18 Mayıs 2010 Salı

Qafqaz Universiteti Teatr derneyi sunar:“Ağqoyunlular və Qaraqoyunlular”

Müasir dramaturq Ali Emirlinin “Ağqoyunlular və Qaraqoyunlular” pyesi esasında Qafqaz Universiteti Teatr derneyinin hazırladığı tamaşa:

Abşeron rayon Medeniyyet evinde,

18.05.2010, saat: 15:00


Ali Emirli “Ağqoyunlular ve Qaraqoyunlular”

Dahi Şekspirin “Romeo ve Cülyetta” faciesinin dramaturji strukturunu ve janrını tekrarlayan eser selefinin mövzusunun teqdim etdiyi problemlerin bu gün de aktual olduğunu tesdiq edir. Bir-birlerini saf mehebbetle seven iki gencin qan düşmençiliyi feodal exlaqına mensub köhnelmiş adet-eneneye qarşı mübarizesi keçmiş ve gelecek zaman qarşıdurması kimi ehemiyyet daşıyır.

Pyesin qehremanı Feridin ilk baxışdan deli kimi vurulduğu Fidanı Qarabağa aparmaq istemesi dövrün zaman kesiyinin portretini yaradır. Aran Qarabağın da düşmen tapdağında qaldığı sonrakı dövrde bu sözler daha ağrılı seslenerek doğma torpaqlarımızın azad olunmasına mane olan mühafizekarlığı öne çekir. Pyesde müxtelif partiyaları temsil eden adamların geride qalmış feodal exlaqına uyğun tayfa düşmençiliyi ile meşğul olmaları keskin problem kimi qoyulur.

Eserde Feridin Qaraqoyunlu tayfasının lideri olan atasının cavanlıqdakı sevgi macarası haqqında Fidana söylediyi tarixçe , bu neslin üzerine kölge salan günahın cezasız qaldığını diqqete çatdırır. İlk epizodda Leyli-Mecnun kimi seven iki gence qızın professor atasının mane olması , hadiselerin ehtimal oluna bilecek finalına işare vurur.

Esas dramaturji ziddiyyetin önünde seçkilerde bir-birine reqib olan iki düşmen tayfa başçısının vezife, ictimai mövqe uğrunda mübarizeleri dayanır. Cavanları nesil davasına , vezife çekişmesine sövq eden her iki tayfadakı emilere qarşı, dayılar milli menafeyin qorunmasına çalışırlar. İnsanların mensub olduqları mahala ve partiyalara bölünmesi keskin tenqid olunur.

Ülvi mehebbet iki tayfa arasındakı qan düşmençiliyinin qurbanı olsa da, tamaşa insanları sevgiye, humanizme çağırır.